Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Meliha Şentürk
melice@hotmail.com
YAMUK GÖLGELİ…
27/02/2018

Ansiklopedinin kapağını hiddetle kapattı. Yazmıyordu işte! Bu da açıklamıyordu. Yıllardır araştırıp durmuştu. Bakmadığı kitap, ansiklopedi, bilimsel dergi kalmamıştı. Ülkede sözü geçen bilimadamlarının birçoğuna bile danışmıştı. Ama, hiçbir kitap, hiçbir bilim adamı derdine çare olamıyordu.

Çocukluğunda da böyle miydi acaba?  “Gölge” si “kendi” değil miydi? Herkesin gölgesi “kendi” iken, neden onun gölgesi olması gerektiği gibi değildi? Neden, vücudunun duvarlara, yola, toprağa… vuran gölgesi bazen küçücük, eğri, başsız, kambur, bazen de kolsuz, bacaksız görünüyordu? Yanıtını bulamadan bu soruların, ölüp gidecekti.

Meslek hayatına başladığı aylarda farkına varmıştı bu olayın ilk kez. Birgün, önünde eğilip, büküldüğü  müdürünün odasından çıkmış, evine gidiyordu. Güzel bir mayıs günüydü; güneş, ışıl ışıldı. Birdenbire, iki büklüm, küçük bir gölgenin de yanı başında, onunla birlikte geldiğini fark etti. Sağına, soluna, arkasına bakıp, gölgenin sahibini aradı. Hayret, çevresinde kimse yoktu! Ama, gölge gerçekti; onunla birlikte yürüyordu. “Allahım, aklıma mukayyet ol!” diye söylendi. İçinden, bildiği birkaç dua okudu. Nafile! O gittikçe, küçük, iki büklüm gölge de onunla birlikte geliyordu. Eve zor attı kendini. Hayal gördüğünü düşünüp olayı unutmayı denedi. Gerçekten de  bir iki gün içinde, “İki büklüm, kambur, küçük adam…” şeklindeki gölgeyi unutmuştu.

Bir süre sonra, karşısında el pençe durduğu, çok sevdiği müdürü, geçirdiği soruşturmalar sonucu görevinden alınmış, yerine yeni müdür atanmıştı. “Giden ağam, gelen paşam!” örneği, bu müdürle de hemen yakın ilişkilere girmişti. Müdürün bir dediğini iki etmiyordu. Hatta, gerektiğinde müdürün her türlü ayak işlerini yapıyor; kayınvalidesinin ev taşımasına dahi yardım ediyor, birlikte yaz tatiline gittiklerinde  bavullarını taşıyor, müdür denize girdiğinde, havlu elinde  kıyıda bekliyor, iş arkadaşlarının konuştuklarını( tamamen iyi niyetle!) hemen müdüre yetiştiriyordu. Eh artık, müdür yardımcısı olması da yakındı. Bunu hakettiğini düşünüyordu. Henüz meslekte yeniydi; ama, ne önemi vardı bunun! Önemli olan; kıdem değil, iyi çalışmaktı!

Havalar sisli, karlı, soğuktu. Bu nedenle gölgesini görmüyor; unutmuş görünüyordu.

Bahar gelip de güneşin kendini göstermesiyle birlikte, o iki büklüm, ama bu sefer başsız olan gölgesi tekrar görünmeye başladı. Bu gölgeden kurtulmak için işe gidiş, gelişler hariç, neredeyse sokağa bile çıkmıyordu. Gölgesini gördüğü an, çıldıracakmış gibi oluyor, bu olaya bir türlü anlam veremiyordu.

Arkadaşlarına da bundan hiç söz etmemişti. Gerçi, çevresinde arkadaş, dost denecek pek kimse de kalmamıştı ya! Hele müdür yardımcısı olduktan sonra, çevresindekilerin ondan daha da  uzaklaştıklarını hissediyordu. Normal bir insanı üzmesi gereken  bu olay, onu mutlu ediyordu. “ Ben artık makam sahibiyim. Hepsinin başıyım. Müdürün de has adamıyım; benden korkuyorlar, saygı duyuyorlar; o yüzden de mesafeli duruyorlar.” diyordu.  

Böyle düşünüp, müdürüne el pençe  divan durdukça, o başsız, iki büklüm gölgesi de  peşini bırakmamakta ısrar ediyordu.

Yıllar yılları kovaladı. Emekliliği yaklaşmıştı artık; ama, o, halen gerçek gölgesini bulamamıştı. Saklamak için onca çaba göstermesine karşın, iş arkadaşları da, artık onun “başsız, yamuk gölgeli adam” olduğunu öğrenmişlerdi. Kendi aralarında konuşuyorlardı:  “…….. olanın gölgesi bile doğru olmuyor!”

“Gerçek gölgeli”  insanlarla dolu bir dünya umuduyla…



283 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

“SEVME”DEN DÖNENLER - 22/11/2018
“SEVME”DEN DÖNENLER
DİNLEMEK; BÜYÜLÜ ANAHTAR - 18/07/2018
DİNLEMEK; BÜYÜLÜ ANAHTAR
Kendine İhanet… - 18/05/2018
Kendine İhanet…
HAYALLER MAVİ, GERÇEK ACIYDI - 13/06/2017
HAYALLER MAVİ, GERÇEK ACIYDI
Nevale - 01/02/2017
nevale
BEN “AŞK” IM… - 14/12/2016
Ben "Aşk" ım
Hayalden Kim ölmüş.. - 17/11/2016
Hayalden Kim ölmüş..