Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi

Meliha Şentürk

Meliha Şentürk
melice@hotmail.com
DİNLEMEK; BÜYÜLÜ ANAHTAR
18/07/2018

Ortamın, insanların farkında olduğunu hiç hisettirmeyen bir yüz ifadesi ile  durmaksızın konuşuyordu. Sanki, yıllardır « konuşmama » cezasına çarptırılmış ve şimdi özgürlüğüne kavuşmuştu. Anlattıkları beni hiç ilgilendirmiyordu, odadaki diğerlerini de ilgilendirmediğini yüzlerinden anlamak kolaydı.

Çok konuşan insanların gözlemlediğim ortak özelliğiydi; asla dinleyenlerin tepkilerini ölçmüyorlar, dinlenip dinlenmediklerini merak bile etmiyorlardı. Tek amaçları vardı; konuşmak, sadece konuşmak…

Aynı anda iki işi birden yapamayan insanlar vardır ya, hani, sakız çiğnerken yürüyemez diyerek sinsice güldüklerimiz… Bence, soluksuz konuşanlar  da böyle tiplerdi. Aksi olsaydı, biraz dikkatli olur, empati yapabilir, insanları nasıl da sıktıklarını farkedebilirlerdi.Yoksa biraz görme özürleri de mi vardı? Araya girebilip, bir soru sorduğunuzda da, duymuyorlardı sizi. Alın işte, bir  de işitme kaybı!

Birçoğumuzun hiç de yabancı olmadığını düşünüyorum bu tip insanlara. En sıkıcı, en uzak durulması gereken  kişilerin bunlar olduğunu söylüyor uzmanlar. Karşılıklı sohbetin olmadığı yerde dostluk, arkadaşlık olmayacağına göre uzmanlar haklı bence. Bu tür insanlarla karşılaşmamayı şans olarak gören psikologlar da var.

Doğru bir iletişim, öğrenmek, saygı, nezaket, sosyal bağlar kurmak, üretmek, anlamak için önce etkin bir dinleme becerisine sahip olmak gerekir. Birbirlerini dinleyen bireylerin oluşturduğu, büyük, küçük her toplumda, dinlemek; aynı zamanda şiddeti de önleyen en önemli unsurdur.

 743 yıl önce  yazılan Mevlana’nın Mesnevisi « Dinle! » ile başlar. Sağlam bir sohbetin koşulu, dinlemektir..

1888- 1955 yılları arasında yaşamış Amerikalı yazar, iletişim uzmanı Dale Carnegie şöyle der; “Dost kazanma ve insanları etkileme prensiplerini ortaya koyarken, iyi bir dinleyici olun. İyi bir dinleyici olduğumuzda, insanlara kendileri hakkında konuşma cesareti vermekle kalmaz, kendilerini önemli hissetmelerini de sağlamış oluruz. İnsan ilişkilerini güçlendirmek ve geliştirmek için gereken özelliklerdendir DİNLEMEK.”

Birbirini dinlemeyen insanların anlaşabilmesi mümkün değildir. İkili ilişkilerdeki geçimsizliklerin ana nedenini, “dinleme becerisi” nin yokluğuna bağlıyorum. Dinleme eyleminin olmadığı yerde, anlayışsızlık, sonucunda da şiddet ve öfke vardır.  En büyük öfkeyi, bizi anlamayanlara karşı duyarız.

İşte, çok konuşmak, hep konuşmak, bir iletişim biçimi değildir. Zira karşı tarafı bezdirir, dinleme eylemini dumura uğratır. Araya girip, sözü bölmek isteseniz de duyuramazsınız  sesinizi.

Artık bu, bir sohbet değil, monolog olmuştur. Dinleme durumundaki kişi, kaçacak yer arar, o kişiyle bir daha bir araya gelmemeye özen gösterir.

Duyamayan  kişi mi, yoksa, çok konuşan kişi mi gerçek  duyma özürlüdür tartışılmalı bence.

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
110 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

“SEVME”DEN DÖNENLER - 22/11/2018
“SEVME”DEN DÖNENLER
Kendine İhanet… - 18/05/2018
Kendine İhanet…
YAMUK GÖLGELİ… - 27/02/2018
YAMUK GÖLGELİ…
HAYALLER MAVİ, GERÇEK ACIYDI - 13/06/2017
HAYALLER MAVİ, GERÇEK ACIYDI
Nevale - 01/02/2017
nevale
BEN “AŞK” IM… - 14/12/2016
Ben "Aşk" ım
Hayalden Kim ölmüş.. - 17/11/2016
Hayalden Kim ölmüş..