Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Sans Numero...
01/01/2012

Sans Numero...
Fransa’nın Blois kentine 15 km mesafede bulunan Chambord Şatosu 1519 yılında Fransa Kralı I. François’nın talimatıyla  yarı Gotik, yarı Rönesans mimarisiyle inşa edilmiş.  1539 yılından itibaren ikamet edilmeye başlanan şatonun inşaatı 1560 yıllarında tamamlanmış. 440 odası, 365 şöminesi, 83 merdiveni ile zamanın bu görkemli eseri, günümüzde yılda 800 bin ziyaretçisiyle Fransa turizmine büyük bir katkı sağlamakta. I. François’nın baş sanat danışmanı  ve yakın dostu Leonardo da Vinci Chambord Şatosu’nda uzun yıllar yaşamış, Molière, « Monsieur de Pourceaugnac »,ını  burada kaleme almış. Halen 5400 hektarlık ormanı ile Avrupa’nın en büyük avlanma sahası olan ve etrafı 32 km duvarla çevrili olan bu muhteşem yapı sadece kralın avlanması amacıyla meydana getirilmiş, buna bağlı olarak, günümüzde de yalnız devlet başkanlarının avlanmasına izin verilmekte. Son zamanlarda Fransız basınında Sarkozy’nin, eşi Bruni ile Chambord ormanlarında av partisi düzenlediği haberleri yeralmaktadır.

Bu muhteşem şatoyu inşa ettiren genç Kral 1. François’nın, Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman ile yakın bir dostluğu vardı.

Fransa Kralı I. François 1525'de Cermen İmparatoru V. Carlos tarafından esir alınmıştı.  Bunun üzerine Kralın annesi Kanuni'ye bir mektup yazarak yardım istemişti. Bu sırada Mohaç Seferi'ne çıkacak olan Kanuni, bu sayede Habsburg’larla yakınlaşma sağlanabilir düşüncesiyle, yardım etmeyi kabul etmişti.

Osmanlı Devleti’nin iktisadî, siyasî, askerî ve sosyal bakımdan en güçlü olduğu on altıncı yüz yılda; fakir, zayıf, muhtaç ve kralını dahi esaretten kurtardığı Fransa’ya imtiyaz vermesi kendi açısından ileriye dönük ticarî ve siyasî bir yatırımdı.

Buna bağlı olarak da, 1535'te Fransızlarla Osmanlı Devleti arasında imzalanan antlaşmayla Fransızlara birtakım haklar verilmişti. Kapitülasyonlar, bu dostluk antlaşmasının yarattığı yakınlaşma ortamında verilmiş olan haklardır.

Fransa’nın Dordogne bölgesinde çokça yetişen « Reine-Claude Eriği »  Kanuni’nin  I. François’ya verdiği hediye bir fidandı.  Kral,  ülkenin en uygun topraklarında fidanın yetiştirilip çoğaltılması için rahiplerine talimat vermişti. Üretimi başarıyla sonuçlanan bu  erik cinsinin  lezzetine binaen, rahipler, I. François’nın ilk eşi olan « La Reine Claude » adını verdiler.

Chambord Şatosu derken tarihe dalıverdik. Kanuni’nin dostu olan I. François’nın bu şatosunda tuvalet yoktur. Düşünün bir kere, 440 oda, her odada bir kova. Misafirler kovalarla ihtiyaçlarını gideriyorlar, hizmetçiler şatonun ortasında bulunan bir delikten kovaları boşaltıyorlar. Bunlar nereye gidiyor ? Tabii ki şatonun dört yanını saran  yapay gölete. Ardından da hastalıklara davet. Bu yüzden, hastalık, mikrop bulaşır korkusuyla suyla yıkanmak istemeyen Krallar temizliklerini bez parçalarına sürdükleri alkol ihtiva eden parfümlerle yaparlardı. İşte bu bez parçalarını adı  « Toilette » idi. Yani Toile(Bez-Kumaş) Toilette (bezcik). Bizde tuvaletler için hela kenef ayakyolu WC. 00 yüznumara gibi birçok isim kullanılır.

Yeri gelmişken  yüznumara’nın nereden geldiğini kısaca açıklayayım :

1900’lü yılların başlarında Fransa’daki otellerde tuvaletler odalarda değil, katlardaydı. Tuvalet kapılarında oda kapılarının numaralarıyla karışmasın diye, numarasız anlamına gelen '00' yazılıydı. Fransızca'da  numarasız sözcüğünün anlamı 'sans numéro'. Değişik vesilelerle Fransa’ya gidip otellerde kalan vatandaşlarımız bu 'numarasız' anlamına gelen 'sans'ı Fransızca'da yüz anlamına gelen 'cent' ile karıştırıp  Fransızlar'ın 'numarasız'ını  « yüznumara » olarak tercüme ediyorlar. Zira, her iki kelime de 'san' diye okunuyor

İşte sevgili dostlar, Kanuni Sultan Süleyman’ın I. François’ya hediye olarak verdiği Anadolu topraklarının eriğine Fransızlar « La Reine Claude » adını vermişler, biz de zamanında kralını esaretten kurtardığımız Fransızların “sans numéro” larına “yüznumara” desek ne olur ki…
Yavuz Atıl
Blois Fransa



Paylaş | | Yorum Yaz
1178 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı