Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Elleri kolları kınalı bebek….
01/01/2012

Elleri kolları kınalı bebek….

Yakın dostum olan Robert’in kızı doğum yapmıştı. Ben de kendisini tebrik etmek üzere evlerine ziyarete gittiğimde, tesadüfen kızı da bir aylık bebeğiyle oradaydı.

Biz sohbet ederken, yan odada bulunan  bebeğin ağlama sesleri öylesine şiddetlenmişti ki, birbirimizi duymakta güçlük çekiyorduk.

Ben de samimiyetimize dayanarak, dostum Robert’in kızına, bebeği getirmesini ve kucağıma alıp biraz seveceğimi söyledim.

Fakat yeni anne,  çocuğu kucağa alıştırırsak,  her ağladığında yanına gidersek, bunu hep tekrar edeceğini, en iyisinin ise çocuğu kendi halinde bırakmayı, bir müddet sonra yorulup susacağını savunurken zavallı bebek avaz avaz bağırmaya devam ediyordu.

Bu konuda bazı uzmanların da aynı fikirde olduğunu çeşitli vesilerle öğrenmiştim.

Sonuçta, genç anneyi ikna edip, gözlerinden akan yaşlarla suratı sel olmuş bebeciği kucağıma almayı başardım.

Kucağıma almakla kalmayıp, annelerimizin bize yaptığı gibi bir yandan ayaklarımda sallayıp, diğer yandan da ninni okumaya başladım :

Dandini dandini dastana / danalar girmiş bostana…..

Uyusun da büyüsün / tıpış tıpış yürüsün……

Bizim Fransız dostlar, bana garip garip bakarak ne yapmak istediğimi anlamaya çalışıyorlardı. Hatta genç anne biraz tedirgindi ama, Anadolumuzun yanık ninnilerinin eşliğinde ayağımda salladığım bebeğin yüzündeki mutluluğu  ona da yansımıştı. Sakin fakat, meraklı gözlerle beni süzüyordu. Beni bir büyücü falan sanmıştı.

Bebek kısa bir süre sonra kendinden geçip uyudu. Annesi onu  odasına götürürken yüzündeki mahcubiyet ve suçluluk ifadesi açıkça belli oluyordu.

Bu yazımda,  bir kültür eleştirisi yapmaktan ziyade, bizlerin dünyada örneğine pek az rastlanan ninni konusunda ne kadar şanslı bir toplum olduğumuzu vurgulamak istiyorum.

Ninniler, anamızın kana kana içtiğimiz sütü, çocukluğumuzun rüyaları, Anadolunun tertemiz ırmaklarından çıkan nağmelerdir. Ninniler, bebelerin oyunu, gıdası, eylencesi, hayattaki ilk dersleridir.

Dilden dile gelen ninniler, bebeğe hayatını anlatan annenin, yeri geldiğinde ağıtı, yeri geldiğinde şikayeti, yeri geldiğinde sevgisinin sesi olmuştur.

“Uyu” demek en güzel dileğidir annenin yavrusuna, huzur diler. Uykunun güvenini bahşeder. Halen bu yaşımızda da uyku güven ve huzur yeri değil midir?

Herkes anasının güzel sesine aşıktır. En sıcak bağır anasının bağrıdır. Güven, doyma, sevilme, korunma o bağırda başlar. Bu nedenle müzik te annenin sesiyle başlar. Gelinen hayatın ritmi ilk kez o beşikte ya da ayakta sallanılırken öğrenilir

Ninni sözcüğünün, XI. yüzyıldan itibaren oluştuğu ya da dilimize girdiği sanılmakta. Divanü Lügati  Türk'te ninni karşılığı olarak bolu bolu ifadesi  kullanılmakta.

Çocuk emzirilip, karnı doyurulduktan sonra sallanıp uyutulmaya çalışılırken belli bir ezgi ile icra edilen anonim türküler olan ninniler, bebekleri uyutmak ve rahatlatmak için söylenen sanatsal sözlerdir.

Öte yandan, çocuğun babası ölmüşse veya gurbette ise ya da ailenin içinde sıkıntılı durumlar var ise o zaman kadının söylediği ninniler insan ruhunu derinden etkileyen bir tablo oluşturur. Ninniler bir bakıma anaların çocuklarını uyutmaktan başka, ruhi yönden boşalarak teselli bulmalarını sağlar.

Ayrıca, metinler iyi tahlil edildiğinde ninnilerin; bebekleri ve çocukları uyutmanın çok ötesinde, onları eğitmek için söylendiği açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

“Anasının kuzusu, annesinin tek gülü, arslanım, babasının gözünün nuru, bahçelerin gülü, balam, balım, bebeciğim, bebeğim, bereketli bebeğim, beşikteki meleğim, bey oğlum, biricik sevdam, can dostum, can kuşum, cicili bebek, cicim, ciğerimin köşesi, ciğer-parem, ciğer-guşem, çiçeğim, dilek kuşum, elleri kolları kınalı bebek, evimin tek çiçeği, evin bülbülü…”

 

Bunlara yüzlercesini eklemek mümkündür. Acaba dünyada, dünya dillerinde bundan daha büyük, daha derin, daha samimi, daha içten, daha gönülden, daha geniş, daha yüksek, daha kapsamlı sevgi ve muhabbet ifadeleri var mıdır?

Türk milleti, bebeğine ve küçük çocuğuna ahenkli hitap ederek onda müzik kulağının ve müzik kültürünün de temelini atmıştır. 'Benek benek, bıdıl bıdıl, cıstık cıstık cıstana, çıngılı püskülü, döne döne, eee eee eee, gagıl gagıl, gıdıl gıdıl, gıgıl gıgıl, huuu huuu huuu, ılgın ılgın, ılgıt ılgıt, ıngır çıngır, ışıl ışıl, kihir kihir kişnemek, kodalak kodalak, mışıl mışıl, minik minik, nenni nenni, ninni ninni, öllee öllee, ölleek ölleek, ööö ööö ööö, pışşş pışşş, pışşş, tıhır mıhır, tıkır mıkır, tıpış tıpış, yeşil yeşil' hitapları buna örnektir.

Beşiğin, salıncağın ya da ana kucağının salınma hareketinin ritmine göre dile getirilen ninnilerle beslenen bebelerin ileriki yaşamlarında müziğe, ritme daha duyarlı olacaklarına kesin gözle bakmak gerekir.

Dostum Robert’in kızı çocuğunu hangi yöntemle büyütürse büyütsün. Benim ülkemde doğan çocuklar, annelerinin dizinde güzelim ninnilerle büyüdükleri sürece, toplumsal  bunalımların en az düzeyde olacağına kesinlikle inanıyorum.

Annemin o şefkatli dizlerinde, başım ayakuçlarına yaslı sallanırken kulağıma gelen, en güzel ezgilerle bezenmiş sevgi dolu sözcükleri bu yaşımda dahi binlerce kez dinlesem bıkmam.

Ninni ninni ninnice,

Akşam baban gelince, hani yavrum deyince,

Seni önüne koyunca, öpüp karnı doyunca,

Ninni yavrum ninni, ninni ninni hu ninni.

 

Yavuz Atıl

Blois, 12.04.2011

 

Not: Ninni konusunda yaptığım araştırmada, Prof. Dr.  Necati Demir ve Dr. Murat Yardımcı’nın çalışmalarından yararlandım. Bu mütevazi yazımda belirtilen konulardaki inceleme ve araştırmalarından dolayı Sayın Hocalarıma  şükranlarımı sunuyorum.



1442 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜÇLÜ KOLLARIN KİME ZARARI VARDIR Kİ ? - 06/08/2019
GÜÇLÜ KOLLARIN KİME ZARARI VARDIR Kİ ?
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
 Devamı