Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Ses bayrağım..
01/01/2012

Ses bayrağım..

Yeni tanıştığınız biriyle sohbete başlayacaksınız. Bu kişinin bayan ise bakımsız, erkek ise saçı sakalı birbirine girmiş,  giyim biçimlerinin de pek uygun olmadığını görüyorsunuz. Tabii ki bu arada önyargı devreye giriyor ve « bu insanla ne konuşulur ki ? » Diye kendi kendinize soruyorsunuz. Oysa, sohbet ilerledikçe bu kişinin (bayan veya erkek) kurduğu düzgün cümleler, özenle seçtiği sözcükler sizi öylesine şaşırtıyor ki ona hayran kalıyorsunuz. Artık, onun giyiniş tarzı, bakımlı olup olmadığı önemli değildir sizin için.

Aynı şekilde, düzgün giyimli, bakımlı, alımlı biriyle sohbete başlayacaksınız, Yine önyargılar devrede : « Bu kişiyle sohbet keyifli olacak.» Fakat, kulağınıza gelen devrik cümleler, anlamsız sözcükler sizi öylesine rahatsız ediyor ki, « böyle sohbetin içine… » diyesiniz geliyor.

Türk Divan Şairi Fuzuli (1480-1556) bir dizesinde :

« Artıran söz kadrini sıdk ile kadrin artırır
Kim ne mikdâr olsa ehlin eyler ol mikdâr söz »

Belirttiği gibi,  sözün değerini artıran kendi değerini artırır, kişinin kendi neyse söylediği sözle açığa vurduğu da odur. Fuzuli burada, sözün kişinin aynası olduğunu belirtmektedir.

Düşüncelerimizi, sevgimizi, kızgınlığımızı kısacası kendimizi ifade edebilmenin tek gereci olan dilimizi, adeta katlederek kullanmak günümüzde moda olmuştur.

Dilimizi en iyi biçimde kullanmak için yabancı sözcüklere de hiç gereksinim yoktur. Üstelik yabancı sözcük kullanarak birşeyler söylemek isteyen aydın görünme sevdasında olan şahsiyetlerin bu davranışlarına da anlam veremiyorum.

Restoranda yemeği yedikten sonra sempatik garson adisyonu getirdi, böylesine absürd bir ordövrden sonra fiyatların yüksek oluşu beni ajite etti. Prestijimi düşünmeden  agresif bir şekilde bağırmaya başladım.

Bu cümleyi kuran bir  kişinin dış görünüşünün nasıl olduğu sizce önemli midir. Kurduğu cümleyle iç dünyasındaki aşağılık kompleksini ortaya koymuyor mu.

Dil öylesine sihirli bir yapıya sahiptir ki, yılanı bile deliğinden çıkarır.

Dil iki namlulu sessiz bir silahtır : Bir yanı ölüm kusarken, diğer yanı güller gönderir.

Günümüzde, yabancı kaynaklı sözcük  kullanmak bir özenti halini aldı. Günlük hayatta, çarşıda, pazarda, radyoda, televizyonda, basında, okulda, sporda kısacası her yerde yabancı kaynaklı sözcükler bilinsizce kullanılmaktadır.

Henüz karşılığı tam olarak saptanamamış, klip, promosyon, jakobenizm, kampüs, karizma, efekt, ekstre, ergonomi, hit, talk şovcu gibi yabancı kökenli sözcüklerin yanı sıra, dilimizde karşılığı olan sözcükler yerine yabancı kaynaklı kelimeleri kullanma alışkanlığı devam etmektedir. Türkçemizde dönüşümdeğişim,kabuk değiştirme gibi güzel kelimeler dururkentransformasyonuzlaşma varken konsensusüçleme varken  hat-trick; engel varkenhandikapgerginlik dururken stresdüzeltme,yenileme gibi ince anlam özelliklerine sahip kelimelerimiz varken revizyonteşhir salonugibi artık Türkçeleşmiş, sergisergi evi gibi tamamen Türkçe  kelimeler dururken show roomgösteri dururken show’u kullanmak nedendir hâlâ anlamış değilim.

Prof. Dr. Sayın Şükrü Halûk Akalın, bir makalesinde :

« Elbette küreselleşen  Türki­ye’nin başka kültürlerle ilişkiye geçmesi, dilimizin başka dillerden etkilenmesi ve kelime alış verişinde bulunması tabiidir. Üstelik bu, dilimizin tarihî gelişmesi içerisinde ilk defa da olmamaktadır.  Bildiğimiz kadarıyla dilimize yabancı kaynaklı kelimeler, Eski Türkçenin ikinci dönemi olan Uygur yazı dili döneminde girmeğe başla­mıştır. Uygurcaya Sanskritçeden, Soğdcadan, Toharca­dan, Çinceden kelimeler girmiştir. İslâmiyeti kabulümüzden sonra da Arapçadan, Farsçadan kelimeler almışız. Bu dönemde dilimize sadece yabancı kaynaklı kelimeler girmekle kalmamış tamla­ma­­lar­da, cümle yapısında da değişiklikler olmuştur. Türkçemizin şu andaki durumu daha önce yaşadığımız dönemlerden farksızdır. Atatürk’ün dediği gibi «Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyundu­ru­ğun­dan kurtarmalıdır.» Atatürk’ün bu sözü söylediği sıradaki şartlarla şu andaki şartlar aynıdır. Bugün de Türkçemiz Batı dillerinin boyunduruğu altına girmiş­tir. Yapılması gereken de dilimizi bu dillerin boyunduruğundan kurtar­mak­tır. » demektedir. Sayın Hocama yürekten katılıyorum.

2006 yılında yapılan araştırma sonucunda dilimizde, Arapça 6.459, Fransızca 5.180, Farsça 1.361, İtalyanca 610, İngilizce 456, Yunanca 425, Almanca 95, Latince 77, Rusça 44, Ermenice 40, İspanyolca 34, Rumca 31, Bulgarca 19, Macarca 19, Moğolca 13, Japonca 9, İbranice 7, Portekizce 3, Fince 2, Arnavutça 1, Korece 1, Soğdca 1, olmak üzere toplam 14.887 yabancı kökenli sözcük bulunmakta.

Bu yabancı sözcüklerin yarısından fazlasının Türkçe karşılıkları olduğu  kanısındayım. Örneğin:  Dizayn yerine tasarım, şov yerine gösteri, depar yerine çıkış, branş yerine dal, misyon yerine görev, lokal yerine, yerel, çekap yerine tambakım, kaos yerine kargaşa diyebiliriz.

Düşünce tembelliği yaparak aklımıza gelen her sözcüğü kullanmak yerine, dilimizde varolan ve herkesçe bilinen kelimelerle kuracağımız cümleler, usta bir aşçının elinden çıkmış leziz yemeklere benzer. Dinlemesine doyum olmaz.

Cumhuriyet, halk, devlet, hukuk, hürriyet, adalet, milliyet, vatan, şehit, akıl, aile, ahlâk gibi soyut değerleri yüksek olan sözcükler ise dilimizin  ayrılmaz parçalarıdır.

Üstad Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirinde dile getirdiği gibi :

 

“Unutmuşum ana demesini bile

Öykünmüşüm türküsünü ellerin

Ağzıma bir kara düşmüş bağışla beni

Türkçem, benim ses bayrağım. »

 

Sürç-ü lisan ettiysek affola…

Yavuz Atıl

Blois, 17 Nisan 2011

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1156 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
Benim Sadık Dostlarım…. - 25/04/2017
Benim Sadık Dostlarım….
 Devamı