Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Mide ile kursak farkı..
01/01/2012

Mide ile kursak farkı..

Bornova’nın hemen hemen ortasından geçen çayın sağ tarafındaki Kızılay mahallesinde çocukluğum geçti. Bizim evimiz inşa edildiğinde o semtte sadece bir kaç ev bulunurdu. Ne yol ne de  elektrik, su vardı. Okula yayan gider, suyu sokağın sonundaki belediye çeşmesinden kovalara doldurup eve taşırdık. Derslerimizi de gaz lambası ışığı altında çalışırdık.

1950’li yıllarda Bornova polis karakolunda 3-4 polis ve bir kaç bekçi görev yapardı. Bu polislerden biri de rahmetli babamdı. Mütevazi polis maaşıyla, rahmetli anacığımın “Bir evimiz olsun da dağ başında olsun” dualarının desteğiyle, yolu suyu, elektriği olmayan dağ başına bir ev yaptırmıştı. Bu eve taşındığımızda ben üç yaşındaydım.

Evimizin bir müddet adresi olmadı. Daha sonraları yolumsu bir patika yapıldı ve Sema Sokak adını aldı. Geçen zaman içinde her taraf ev olunca, bizim  dağ başındaki ev yüzlerce yapılan yeni evin arasında sıkışıp gözden kayboldu. Günümüzdeki Kızılay Mahallesinin 469 Sokağıdır bu sokak.

İlk zamanlar tek tük evin bulunduğu bu yerlerde her evin kümesi vardı. Kümeslerde tavuklar, ördekler beslenirdi. Sabahları horoz sesleriye uyanırdık. Yollarda, kuzular, keçiler, tavuklar, ördekler başıboş dolaşırdı.

Biz de çocuk kafamızla, tavukları, ördekleri yakalamaya çalışır, onları rahatsız ederdik. Ara ara su birikintilerinin olduğu yerde ördek yavrularının o yaramaz hareketleri bizi pek memnun ederdi. Onları yakalamak için uğraştığımızda da anneleri üzerimize saldırırdı.

Büyüklerimiz de,“Hayvanlara  eziyet etmeyin” diye bizi azarlarlar, zaman zaman da dayak atarlardı. Biz, o devrin mutlu dağ ve orman çocuklarıydık. Her ne kadar oyun oynamak amacıyla bu sevimli hayvanları tedirgin ediyorsak ta, büyüklerimiz buna engel olmaya çalışırlardı.

Ancak günümüzde, dünyada bir hayli tüketilen, bizde kaz ciğeri olarak bilinen, ördek  ciğeri (Foi de Gras)  nin elde edilme yöntemi incelendiğinde, bizim çocukken ördek yavrularına verdiğimiz azap bunun yanında ancak okşama kalır.

Dünyada, özellikle Fransa’da sadece ciğerinden yararlanmak üzere bir ördek yetiştirme yöntemi vardır. Bu ördeklerin ciğerleri özel besleme yöntemleri ile normalinden  on kat daha büyük olur. Bu yönteme gavaj (gavage) denmektedir.

Sırasıyla, yumurtadan çıkan ördek yavruları önce cinsiyetlerine göre ayırıma tabi tutulurlar. Bu iş için erkek olan ördekler seçilir, zira bunların ciğerleri makbuldür. Erkeği dişiden ayırmak ise çok kolaydır. Genetik yapıları icabı erkek ördeklerin başında siyah bir leke vardır. Dişi olan ördekler ise ya eti için beslenmek üzere ayrılır, ya da imha edilirler. Zaten dişi ördek ciğerinin üretimi yasaktır.

80 gün serbet dolaşan ancak, başlarına gelecek olan felaketten habersiz olan bu minik kuşlar, bu süre sonunda özel besiye alınırlar.

Bir ucunda huniye benzer bir hortum, hayvanın ağzından midesine  kadar sokulur. Huninin ağzından, besin değeri son derece yüksek olan, un, mısır karışımı bir bulamaç zorla ördeklere yedirilir. Bu işlem klasik yöntemlerle 45-60 saniye kadar sürmektedir. Son zamanlarda özel geliştirilmiş aletlerle basınçlı havayla hayvanın midesine gönderilen bu besinler 2-3 saniyeyi almaktadır.

Bu yöntemle ördekçikler günde  iki kez beslenirler. Günde yaklaşık 450 gram besin midelerine iner. Bu, 70 kg’lik yetişkin bir insana günde 2-3 saniye içinde 7 kg kıyma yedirmek gibi bir şeydir.

Bu vahşice besleme yöntemi yüzünden, ördeklerin ciğerleri normal katından 10 kat daha fazla olur. Doğanın bir marifeti olacak ki, bu hayvancıkların psikoljik yapıları insanınkinden farklıdır. Bu azaba dayanırlar.

Bu da yetmiyormuş gibi, hayvanının hareket etmesini engellemek için, tek ya da iki ördeğin sığacağı küçük bir kafese konulurlar. Bazı durumlarda 3 m2’lik kafeslere 18-20 ördek konulur. Ne uçarlar ne de bizim rahatsız ettiğimiz ördekler gibi durgun suda yüzerler. Doğa gereği, bu hayvancıkların, su içinde yaşamaları onların mutluluğu için gereklidir. Erkek olan bu ciğer fabrikaları yaşamları boyunca çiftleşmezler de. Onlar ördek değidir aslında, ciğer yaptırılan bir makina.

Doğal olarak, bu ızdıraba dayanamayıp ölen ördekler de olur. Bu ölüm oranı normal beslemede olabilecek kayıpların 10-20 katıdır.

Almanya, Avusturya, Hollanda, Danimarka, İsveç Norveç, Finlandiya, Lüksemburg gibi birçok Avrupa ülkesinde yasaklanan bu yöntem, hayvanseverlerin tüm baskısına karşın Fransa’da halen devam etmektedir. Fransız ekonomisine kayda değer bir katkı sağlayan Foi Gras (fua gra)’nın üretimden kaldırılmasının bu sayede yaşamlarını kazanan çifçilere büyük darbe vuracağı  kaygısı vardır.

Kaldı ki, 20 Temmuz 1998 tarihli Avrupa Direktifinde,  hayvanların  yetiştirilmesi esnasında acı çektirilecek yöntemlerin yasaklanması yanı sıra, bir dizi önlemler de alınmıştır.

Kısacası, ördekler dengesiz beslendirilerek, ciğerleri büyütülür, yani hayvan siroz olur. Yılbaşı, Noel gecelerin vazgeçilmez tabağı olan ördek ciğeri Fransızların meşhur Monbazillac şarabı ile mideye indirilir.

Adeta işkence yaparcasına bu zavallı hayvancıkların midelerine kadar indilen hortumla zorla beslenmeleri sonucunda normalinden 10 kat büyük olan ciğerlerini, biz insanlar en kaliteli şaraplarla midemize indiririz.

Bizim küçüklüğümüzdeki ördek kovalamaya benzemiyor bu iş.

Biz insanları anlamakta epey zorlandığım zamanlar oluyor dostlarım.

 

Blois, 23.08.2011

Yavuz Atıl



Paylaş | | Yorum Yaz
1572 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
Benim Sadık Dostlarım…. - 25/04/2017
Benim Sadık Dostlarım….
 Devamı