Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
YURTTA SULH CİHANDA SULH..
01/01/2012
YURTTA SULH CİHANDA SULH..

Savaş, insanlık tarihinin her döneminde  ortaya çıkan, ortalığı birbirine karıştırıp kentleri harabeye çeviren, bebe, genç, yaşlı ayırımı yapmadan hunharca insanları yokeden, ardından da hiç bir şey olmamış gibi sessizce çekip giden, insanlığın icadı, bir insanlık afeti.
Tarihte iz bırakmış, önder, düşünür, filozofların bu çılgın insanlık haraketi konusunda söyledikleri anlamlı sözler bizleri derin düşüncelere sürüklemektedir :
Ulu Önder Atatürk, « Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir »,
Nazım Hikmet, «  Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey veremez. Yakar, yıkar, öldürür, yok eder»,
Platon, « Savaşın sonunu sadece ölüler görür »,
Roger Langbecker, « Tüm kötü insanlar öldürülmedikçe savaş bitmeyecektir »,
Jean Paul Sartre, « Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür »,
Albert Einstein, « III. Dünya Savaşının hangi silahlarla yapılacağını bilemem, ama IV. Dünya Savaşı taşla ve sopayla yapılacak »  
Bertrand Russell, « Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir »,
General Marshall ise, « Tanrı düşmanlarıma acısın ve merhamet göstersin; çünkü ben göstermeyeceğim. »
Savaşı tanımlamak mümkün müdür ? Uluslar veya aynı toprağı paylaşan iki grubun (iç savaş) arasında, başka bir yöntemle elde edemedikleri isteklerini, kuvvet zoruyla almak, zorla kabul ettirmek ya da başkalarının isteklerine boyun eğmemek amacıyla girişilen bir kuvvetler çarpışmasıdır savaş. Veya, akademisyenlerin görüşüne göre, politik ilişkilerin başka araçların desteğiyle  sürdürülmesinden başka bir şey değildir.Savaşların insan öldürmek için değil, kaynakları, hammaddeleri ve pazarları ele geçirmek için, başka bir deyişle kar için yapıldığını söyleyebilir miyiz ?
Günümüzde, sadece bir dakikalık askeri harcamaya 1.9 milyon dolar ayrılıyor ve bu miktar harcanıyor. Bu da, 2 saatlik bir zaman diliminde  230 milyon dolar silahlanmaya gidiyor anlamına gelmektedir. Toprağa gömülmüş mayınlardan her gün 100 kişi ölmektedir. Günümüze kadar gerçekleşen savaşlarda dünyada milyarlarca insanın öldüğü biliniyor ve bu ölümlere hergün yenisi eklenmekte. Yerle bir olan kentler, atom, kimyasal, biyolojik bombalarla öldürülen insanlar, doğanın tahribatı savaşları haklı çıkarabilir mi ?
Yapılan araştırmalara göre, Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500'ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı, 3,7 milyar insan öldü.
Son 10 yıldaki savaşlarda 2 milyon çocuk öldü. 6 milyon çocuk sakat kaldı. 12 milyon çocuk evsiz, 1 milyondan fazla çocuk anasız-babasız kaldı. 10 milyon çocuk psikolojik sarsıntı geçirdi ve on binlerce çocuk tecavüz ve işkenceye uğradı.
500 bini bilim adamı olmak üzere, 15 milyon kişinin silah  ve silah geliştirme endüstrisinde çalıştığı dünyamızda savaş yaşantımızın bir parçası haline gelmiş durumda.
İnsanlık tarihinde büyük izler, unutulmaz yaralar bırakan savaş, bitiminden sonra da etkisini devam ettirmekte, kanlı savaşların ardından yıllar sonra savaşın etkileri, üstelik  turizmi ortaya çıkmakta, savaşlarda gösterilen kahramanlıklar, başarılar ülkelerin asırlarca nesilden nesile aktardığı gurur kaynağı olmaktadır.
İ.Ö. 490 yılında Atina yakınlarındaki Pers-Atina savaşının yapıldığı yerden savaş bilgilerini Atina’ya koşarak ulaştıran ulağın anısına, günümüzde halen devam eden Maraton koşuları yapılmaktadır.
Binlerce yıl önce Akhalılar ile Truva halkı arasında yapılan ve 10 yıl süren Truva savaşlarının efsanesi hâlâ günümüzde güncelliğini korumaktadır.
751 Temmuz ayında başlayan Talas Savaşı, Türk, Çin, İslam ve dünya tarihiyle medeniyetinde çok önemli tesirler bırakmıştır.
1040 Dandanakan, 1071 Malazgirt meydan savaşlarında Türkler Anadolu’da kesin hakimiyeti elde ettiler.
1096 yılında başlayıp, 1270 yılında sona eren Haçlı Seferleri sonucunda, pek çok kan döküldü, milyonlarca insan can verdi. Nice ülkeler harap oldu. Bu seferler, dinî, siyasî, sosyal, kültürel, iktisadî birçok olaylara neden oldu.
1337-1453 yılları arasında İngiltere ve Fransa arasında yapılan yüzyıl savaşları günümüz Avrupasının temel taşlarını teşkil etmede büyük rol oynamıştır.
Miryokefalon, Kösedağ, Sırpsındığı, Çirmen, Kosova, Varna, Niğbolu, Osmanlı İmparatorluğunun gücünü dünyaya tanıtmasına sebep olmuştur. İstanbul’un fethiyle çağlar değişti.
Otlukbeli, Mercidabık, Ridaniye, Mohaç savaşlarının yapıldığı alanlar günümüzde turizme açılmıştır. 27 Eylül 1538’de Kaptan-ı deryâ Barbaros Hayreddin Paşa’nın, Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması ile yaptığı Preveze deniz savaşı anılardan silinir mi hiç.  Kanuni’nin Zigetvar seferi Avrupa’yı titretmişti.
Tarihte kazanılmış zaferlerin yanında kaybedilen savaşlar da olmuştur. Ancak, insanlık giriştiği savaştan kazanmış ya da yenik olarak ta çıksa mutlaka bundan bir pay almasını bilmiştir.
Birinci  ve  İkinci  Dünya Savaş’larında sefaletin eşiğindeki  ülkeler günümüzde dünya ekonomisini yönlendirir hale gelmişlerdir.
Birinci Dünya Savaşında, Türklerin Çanakkale’de vermiş oldukları kahramanca savunma nedeniyle ihtilaf devletleri boğazları geçememiş, bu yüzden savaş iki yıl uzamıştır.
Mustafa Kemal bu savaşta Conkbayırı Anafartalar ve Arıburnu'nda görev yapmıştır. Çıkartmanın ilk günü Conkbayırı'ndaki müdahalesi ve savaşın son aşamalarında üstlendiği görevler, O’nun askeri yeteneklerini ortaya çıkarmış, "Anafartalar Kahramanı" olarak tanınmasını sağlamıştır. Bu durum daha sonraları Mustafa Kemal'in milli liderliğini ortaya çıkarmıştır.
Çanakkale savaşlarının geçtiği bölgeler yıllarca ziyaretçi akınına uğramaktadır.
İkinci dünya savaşında tarihte en kanlı ve masraflı olan Normandiya çıkartması sonucunda, Almanya ve Rus tehlikesi Avrupa’dan silinmiştir. Günümüzde Fransa’nın Normandiya kıyıları her yıl milyonlarca  turist çekmektedir.
Kurtuluş savaşımızda verdiğimiz tarihte eşi benzeri görülmeyen mücadele, Modern Türkiye’nin doğmasını sağlamıştır. Atatürk’ün, « Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir »deyişi Kurtuluş Savaşımızın haklılığını ortaya koymaktadır.
Savaşlar kötüdür, insanlığın yüzkarasıdır ama, insanlık ne yapıp edip savaşlardan kendilerine pay çıkarmasını pek iyi bilmektedir. Savaşlar olmasaydı barış olmazdı diyerek kendini avutan insanlığa, Ulu Önder Atatürk şöyle seslenmiştir: “Yurtta sulh Cihanda sulh”
 
 
18.09.2011, Blois
Yavuz Atıl



1119 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı