Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
SAY BENİ ,SAYAYIM SENİ Mİ ...
01/01/2012

Rahmetlik babam son derece disiplinli biriydi. Mesleği gereği olacak ki, iş yerindeki kuralları evimizde de uygulardı. En çok üzerinde durduğu konu saygı idi. O’na göre saygı sevginin üstündeydi. Evimizde yüksek sesle  konuşamaz, babamız eve girdiğinde tüm kardeşler ayağa kalkardık. Hatta, bir vesileyle bulunduğumuz oturma odasından çıkıp tekrar geldiğinde, tekrar ayağa kalkar, bir el hareketiyle  oturun işaretini beklerdik. Manisa’da Emniyet Müdürü iken bize, « Babanızın işgal ettiği makamın saygınlığından kendinize pay çıkarmayın, makama saygı ile insana saygıyı da karıştırmayın » diye tembihlerdi.

Belki de hissettirmedi ama, babamdan pek sevgi gördüm diyemem. Ancak, kendisinin bizlere vermiş olduğu başkalarına karşı saygılı olma eğitiminin, vermesi gerekli  sevginin pek çok üstünde olduğunu gerçek yaşama başlayınca anladım. Babamı burada tekrar rahmetle anıyorum.

Saygı, sevgiden üstün müdür?  Ya da, saygı ile sevgi ayrı kavramlar mıdır?

Türk Dil Kurumu'nun saygı sözcüğüne verdiği tanımlar şöyledir:

1-Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

2-Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

Bu tanıma göre saygının bir sevgi duygusu olduğu ortaya konuluyor. Yani, içinde saygıyı barındırmayan bir sevgi olamaz deniliyor.

Karşınızdakine, inanma, güvenme, hürmet etme, size karşı yapacağı eylemlerden emin olma, sevginizi, bağlılığınızı kanıtlama gibi bir çok duygunun bir tek sözcükte toplanmasıdır saygı.

Saygı, toplumsal kültür olduğu gibi, bireysel bir davranış biçimidir. Onu kullanmayı bilmek, insanlığı kurtaracak sihirli tek güçtür.

Toplum içinde uyulması gereken kurallara saygı gösterilmediği durumlarda,  insanlar arasındaki ilişkilerin bozulacağı kesindir.  Saygı, birlikte yaşama kurallarının ana temasıdır.

Aile içindeki uygulamalarla başlayan saygı, kendisini toplum içine taşır. Bireylerinin birbirlerine saygısı olmayan bir toplumda gelişme beklenemez. Bu toplumlarda sevgi unsuru da gelişmemiştir. Sevgi gösterileri yapmacıktır.

Saygının ölçüsü olmamalıdır. Yaşlı, küçük, kadın, erkek, her düzeydeki meslek sahibi kişilere aynı duygu beslenmelidir. Saygıda çıkar yoktur, içinde sevgi saklıdır.

Bayramdan bayrama duyulan, kişilerin meslekleri gereği itibarlarına edinilen, güzelliğe, yeteneğe karşı duyulan çıkarcı amaçlı saygılar dalkavukluktan öteye gidemez. Saygıda dalkavukluk olmaz.

Her canlı, değeri ne olursa saygıya lâyıktır.

Günlük yaşantımızda sık sık karşılaştığımız ve beni son derece rahatsız eden konularda biri de, senli benli konuşmaktır. Maalesef bir çok insanımız, karşısındakinin yaptığı işin yapısına göre kendilerine sen veya siz olarak hitabetme yetkisi vermiştir.

Aynı kişi, bir ayakabı boyacısına sen derken, işinin düştüğü devlet dairesindeki bir görevliye siz demektedir. Bu tip kişilerin saygı kavramını anlamadığı ne kadar ortadadır değil mi?

Toplum içinde saygın bir kişi olmasını dileyen insanlarımız, aynı hakkı başkalarına neden  vermezler ki ? Saygın olmanın, saygılı olmaktan geçeceğini bilemeyen bu zavallı insanlar nasıl bir evlat yetiştireceklerdir ? Saygı, insan olmanın bir gereğidir. Saygıyı kullanmayı bilmeyenlerin toplum içinde yerleri yoktur. Onlar, her vesileyle aşağılanacak bireylerdir.

İnsanları sevmeyebiliriz, zorunda da değiliz. Ancak, onlara saygı göstermek zorundayız. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına da yapmamamız gerekiyorsa, önce bu kuralı kendimiz uygulamalıyız. Saygı, sevginin tohumudur.

Bazı, metinlerde kimlere ve nelere karşı saygı gösterilmesi konuları işlenmektedir. Bu tip konulu yazılara güler geçerim. Yaşadığımız bu evrende, sadece, çevremize, insanlara değil, Dünyamızda bulunan, canlı cansız her oluşuma saygı göstermemiz gerektiğini anlamadığımız ve kavramadığımız takdirde, insanlık suçlarının, savaşların, sevgisizliklerin, doğa felaketlerinin önüne geçilemesinin olanaksız olacağını düşünüyorum.

Saygılı olmak bir sanattır. Size saygısız davrananlara saygılı olarak yanıt verme sabrıdır. Saygı doğamızda vardır, aşk gibi, sevgi gibi bir şeydir saygı. Bütün mesele onu bulabilmek kullanmayı öğrenmek. Kullanırken de karşınızdakilere hisettirebilmektir saygı.

Saygı, her ne şekilde edinilirse edinilsin karşısındakine silah olarak kullanmayıp, onu sevgiye dönüştürme yeteneğidir. Ben yaşlıyım, ben üst düzey bir görevliyim bana saygı duymalısınız deme yerine, bunu davranışlarıyla hissettirebilme sanatıdır saygı.

Saygı, vatanı için, vatandaşları için, canlarını hiçe sayan, toplumun huzuru, ülkesinin geleceği  için ölümden korkmayan, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’nın Kahraman Mehmetçik’lerine, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’e  duyulan sevginin temelidir.

25.10.2011, Bodrum

Yavuz Atıl



1091 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı