Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Sabrın ipek mintanı...
16/10/2012

 Sabrın ipek mintanı

Altı yedi yaşlarındayken ipek böceği beslerdik. Oturduğumuz evin etrafındaki sokaklarda, kimin ne zaman diktiğini bilmediğimiz dut ağaçları baharla birlikte yaprak vermeye başlar başlamaz, mahalledeki hemen her çocuk elinde, karton bir kutunun içinde ipek böcekleriyle gezerdi.

Sadece dut yaprağıyla beslenen bu minik sevimli kurtçuklar hayret verici bir şekilde büyür gelişirdi. Henüz on günlükken, 20-25 gün gibi kısa bir süre içerisinde  yumurtadan çıkış ağırlığının  on bin katına  ulaşırlarmış. Yani üç kg olarak doğan bir bebeğin 20-25 gün içinde 30 ton olması gibi bir şey.

Bu böceklerin gece gündüz dut yapraklarıyla beslenmesini, bir makine hızında ve düzenli bir şekilde yaprakları tüketmelerini izlemek bizi büyülerdi. Özenle hazırladığımız kutunun içine kuru dallar yerleştirir,  kozasını örmesi için gerekli ortamı sağlardık.

Sadece iki ay sürecek bir ömründe sabırla ördüğü kozasının içine kendisini hapseder, ardından da bu kozayı delip kelebek olarak çıkardı. İpek böceğinin bu mucizevi evresini gözlemlemek için sabırsızlıkla beklerdik. Bir sabah uyandığımızda, koza delinmiş ve kelebek uçup gitmiştir. Ardından bin metre uzunluğunda ipek teli olan kozasını bize anı olarak bırakmıştır.

MÖ 2600 yıllarında Çinliler ipek böceğinin kozasından ipek üretmeyi başardılar. Nasıl elde ettiklerini binlerce yıl bir sır gibi saklayan Çinliler, ipek liflerinden elde ettikleri kumaşları dünyanın dört bir yanına  kervanlarla sevketmeye başladılar. Bu kervanların geçtikleri binlerce kilometrelik yola İpek Yolu denildi. 

İpek böceğinin ördüğü kozası, genç kızların sabırlı elleriyle gerek kumaş, gerek halı şeklinde  birer sanat eserine dönüşür. Baktığımızda gözümüzü kamaştıran, giydiğimizde büyük bir haz aldığımız ipek, başından sonuna kadar bir sabır ürünüdür.

Sabır, doğanın yapısında vardır. Bir tohumun toprağa düşmesiyle, onun asırlık bir çınar olması doğanın ne kadar sabırlı olduğunu ortaya koyar.

Dünyamızın yaşanılır bir ortama dönüşmesi milyarlarca yıl almıştır. Evrenin sabrı sonsuzdur.  Hâlâ gelişmesini, büyümesini sürdüren evren  inanılmaz bir sabır gücünü ortaya koymaktadır.

Biz de doğanın bir parçası olduğumuza göre, bizde de sabır  vardır. Bunu kullanmasını bilmenin en kestirme yolu doğayı izlemektir.

Genel anlamda, yaşantımız boyunca karşılaşacağımız sıkıntı ve zorluklara, onların üstesinden gelmek için direnme gücü olarak tanımlayabileceğimiz sabır, yaşamın çeşitli olumsuzluklarına  karşı verilecek mücadelenin soyut bir savunma silahıdır.

Ancak, sabrı sadece dar alanda ele almak, henüz kimyası tesbit edilememiş bu ulvi duygunun ortaya koyduğu muazzam felsefi özelliklerini göz ardı etmek olur.

Bir annenin doğacak yavrusunu dokuz ay karnında taşıması, çocukların büyütülüp iyi bir meslek sahibi olmaları için anne babaların verdiği uğraş, onların evlendirilmesi, torunların bakımı ve büyümelerini sevgiyle beklemek içimizdeki sabır duygusunun ürünüdür. Sevgiliye duyulan hasret, ona kavuşmayı beklemek, gurbette yaşayanların memleket özlemi, çalışanların mesleklerinde ilerleme umudu, öğrencinin diploma beklentisi ancak sımsıkı sarılacağımız sabır ile mümkündür.

Sabır, nefis ve  istemi kontrol altında tutma sanatıdır.  İrademiz bizi daima  işe yaramayan kolaya sürükledikçe, sabır faydalı olan zora yönlendirir.  Hafta sonu erken kalkıp sevdiklerimizle kırlarda dolaşıp ruhumuzu ve bedenimizi yıkamak yerine, geç saatlere kadar yatakta kalmak nefsimizin bizi kolaya ittiği bir durumdur. Sabır, ancak onu işlevsel hale getiridiğimizde fayda sağlayan bir duygudur.

Erdemli davranışları sabır duyguları besler.  İçinde yaşadığımız toplumun bazı kesimlerinin ahlâk dışı yaşantıları, tüketime zorlayan ekonomi yapısının zorlamaları, az çalışıp çok kazanma mantığının gün be gün öne geçmesi, zorlaşan yaşam koşulları nedeniyle bencilliğin artması, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması, erdemli bir hayatın sürdürülmesinde gerekli  sabır eksikliğinin belirtileridir.

Elimizde olmayan nedenlerden dolayı, ummadığımız bir anda kara bir haber gelir. Yıkılır, perişan oluruz. Bu acıya nasıl katlanacağız diye dizlerimizi döveriz. Ağıtlar yakarız, yaşama küseriz. Her türlü zorluğa, acıya karşı koyabilmek, dimdik ayakta durabilmek için sabrın yardımcı melekleri etrafımızda dolaşır. Onlara elimizi uzatıp destek istememiz halinde hemen yardıma koşarlar. Yeter ki sabrı kullanmasını bilelim. Sabır, kötülüklere göğüs germeyi sağlayan en etkili barışçıl savunmadır.

Haksız suçlamalara, hor görülmeye, onurumuzu zedeleyecek davranışlara, kendimize ve ailemize yapılacak zulümlere kayıtsız kalmak değildir sabır. Sabır bir isyandır, bu tip yıpratıcı etkenlerden korunmak, onlarla mücadele etmektir. Aklın çalıştırılması çabasını göstermektir. İpek böceğinin sabırla ördüğü kozasının zaman tüneli içindeki uzun yolculuğunun sonunda vereceği mutluluğu önceden kestirmektir.

Sabır, acizlik, atalet, katlanmak, kader hiç değildir. Gelecekte katlanılamayacak acılara, felâketlere, tecavüzlere hedef olmamak için olayları önceden görme yetisidir. Kısa dönem içinde zorluklara göğüs germek, onlarla yılmadan mücadele etmektir. Pasiflik, uyuşukluğun tam tersi, harekettir sabır. Aklın gönül penceresini kontrol mekanizmasıdır. Hz. Mevlana’nın dediği gibi: “Sabır,  kurtuluşun anahtarıdır.”

Sabır fedekarlıktır. Sabır gibi erdemli bir duyguyla kendi canlarını feda eden, kutsal sabırları sayesinde bir toplumun geleceğini kurtaran Kurtuluş Savaşında mücadele veren dedelerimizi, ninelerimizi burada rahmetle anıyorum.    

Tüm insanlığın, ipek böceklerinin o güzelim  dokusuyla bezenmiş ipek bir sabır elbisesi ile giyinip kuşanması temennisiyle.  

 

Bodrum,

Yavuz Atıl



3623 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı