Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Platon’dan selam getirdim..
22/11/2013

Platon’dan selam getirdim..

Siyasetin tanımı ve anlamı konularını ele alacağım  makaleme, politikayla ilgili iki anonim fıkrayla başlamak istedim.

1-Siyasetçinin biri, ne yaparsa yapsın kendisini gazetecilere  bir türlü sevdirememişti. İcraatları makbule geçmiyor, getirdiği yenilikler eleştiriliyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.

Bu olanlara dayanamayan siyasetçi,  « Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, » diye düşündü ve şöyle bir bildiri yayınladı :

 «Pazar günü Saat 10:00’da denizin üzerinden yürüyerek karşı adaya  geçeceğim.»

Pazar sabahı Saat 10:00'da tüm basın mensupları  belirlenen yerde toplanmışlardı. Siyasetçi gelip,  gazetecilerin meraklı bakışları önünde denizin üzerinde yürümeye başlamış ve adaya çıkmıştı. Olayı izleyenler gözlerine inanamamışlardı.

Fakat ertesi gün gazetelerde büyük puntolarla  şu başlık vardı :

«Koskoca siyasetçi yüzme bile  bilmiyor!»

2-Seçim kampanyası için Teksas'ı dolaşan bir otobüs dolusu politikacı, büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförünün  dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş.

Olayı gören çiftçi koşarak kaza yerine gelmiş, gece kurda kuşa yem olmasınlar  diye cesetleri gömmeye başlamış.

Ertesi sabah, şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş. Çiftçiye sormuş: "Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek...Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?"

Çiftçi cevap vermiş: "Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz. Nasıl yalan söylerler! "

Birinci fıkrada, siyasetçi-basın ilişkisi ele alınmış. Politikacılar ne yaparsa yapsın, basın tarafından bir kere izlenmeye alındımı, en olumlu icraatları dahi eleştirilir, ağızlarıyla kuş tutsalar nafiledir mesajı verilmek isteniyor.

İkinci fıkrada ise, nüktedan bir şekilde, siyasetçilerin, yalan söyledikleri, yani verdikleri sözü tutmadıkları vurgulanıyor. Khrushchev’in bir tümcesi geldi aklıma : « Politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır; nehir olmayan bir yere köprü  yapacaklarına söz verirler. »

Oysa siyaset, konusunda binlerce kitap yazılmış, üniversitelerde fakülteleri, kürsüleri olan bir bilim dalıdır. Bilimde yalan olmaz. Bilim daima iyiye, mükemmele yöneltir insanlığı. Bir Japon atasözünde dürüstlüğün, en iyi siyaset olduğundan bahsedilir.

Ancak bu bilim dalını uygulayanların, meslek haline getirenlerin, her meslekte olabileceği gibi yalancı, sözünde durmaz, sevilmez bir kişilik sergilediklerine tarih sayfalarında sık sık rastlamak mümkündür.

Siyaset konusunu ele alıp tarihte ilk inceleyen Platon’dur. Platon’un en iyi şekilde devlet düzeninin nasıl olması gerektiği konusundaki düzenli çalışmaları, tarih boyunca, bu konudaki düşünürlere esin kaynağı olmuştur.

Platon’un öğrencisi Aristoteles Yunan şehir devletlerini (158 adet) karşılaştırmalı olarak etüd etmiş ve bu konuda elde ettiği değerlendirmeleri “Politika” adlı eseriyle ortaya koymuştur. Günümüzde dahi siyaset bilimleriyle uğraşanların en eski başvuru kaynağı olarak kullanılan bu kitap siyaset biliminin en değerli eseridir.

Siyaset, Arapça “seyis - at talimi, at eğitimi yapan kişi”, Batıda ise politika Yunanca “polis – kent, şehir” sözcüklerinden türemiştir.  

Günümüzde siyaset, en genel anlamda, “ülke yönetimi - ülke ve insan faktörünü yönetme sanatı,  toplumsal uzlaşma aracı, geleceğin planlarını yapma stratejisi, mücadele ve müdahale etme sanatı” olarak tanımlanabilir.

Vatandaşa hizmet için yapılan erdemli bir faaliyet olan siyaset, tanımına uygun olarak da, bilgili, dürüst, cesur, sevilen ve sorumluluk sahibi kişilerle yapılır.  

Siyaset, bir yönetim sanatıdır. Her ne kadar Platon’dan günümüze kadar bir çok değişikliğe uğradıysa da, özünde, uygulandığı en küçük toplum biriminden, ülke yönetimine kadar hep aynı prensip vardır.

Aile içi siyaset, işyerleri, köysel, kentsel, ülkesel, uluslararası siyaset özünde, kişilerin daha uygar, eşit bir şekilde yaşamalarının nasıl olması gerektiğini barındırır.

Bu yüzdendir ki, politika denildiğinde, sadece siyasetle uğraşan kişiler değil, buna ilgi duyanlar da anlaşılmalıdır.

Siyaset, toplumsal yaşamı değişik şekillerde etkileyecek olan olaylar dizisine taraf olunması ya da olunmamasıdır.  Toplumsal bir yapıya sahip olan siyaset yaşadığımız gündür, yaşamın kendisidir diyebiliriz.

Buradan hareketle, toplumu oluşturan her birey politika ile ilgilenebilir. Her ne kadar bir yönetim sanatı olsa da, bu konuda kendilerini yeterli bulanlar ülke yönetimine dahil olabilirler.

Siyaset, fikir çatışması ve uzlaşmasıdır. Bu eylemlerin uygulanacağı ortamlar en küçük idare biriminden, en yüksek yönetim biçimine kadar gidebilir. Ulusal siyaset, ülkelerarası siyaset hep aynı amaca yöneliktir; insanlığın refahı, itibarı.

Bu harekete dahil olmak için, aile içindeki yönetim politikasından tutun da, işyeri, köy, kasaba, kent, bölge, ülke yönetimine kadar değişik fırsatlar toplumun bireylerine sunulmuştur. 

Kentine gönül vermiş bireyler, kentin yönetiminde söz sahibi olmak, fikirlerini sunmak, kentine hizmet etmek isteyebilirler. Bu amaçlara yönelik olarak, belediye meclislerinde görev almak için, siyasetçi olmalarına gerek yoktur. Siyaset, aynı zamanda, yönetime iştirak etmektir. Yönetmek isteyenleri seçmektir, desteklemektir, eleştirmektir.

Uygar toplumlarda her birey birer siyasetçidir. Oy kullanmak dahi, siyasetin bir parçasıdır.

İşte size iki kent sevdalısı genç: Bornova’ya gönül vermiş, bu konuda yaptığı hizmetleri saymakla bitmeyen, kente sağlayacağı faydaların bireysel hareket yerine,  kent yönetinime girmekle daha iyi olacağını kavrayan SKL’li (*) Altan Altın.

Genç yaşta, mensup olduğu siyasi partiye aktif çalışmalarıyla destek olan, Bornova’mızın köklü ailelerinden gelen babası Demir Tokem gibi kendisi de SKL’li Ahmet Tokem.

Tabii ki, biz burada, dolaylı politikayla önümüzdeki yerel seçimlerde kent yönetimine katılmak isteyen  SKL’li siyasetçi arkadaşlarımızdan bahsettik.   

Bu arada, köyüne, kasabasına, kentine, ülkesine siyaset terbiyesiyle, siyasetin gereklerini yerine getirecek insanlarımıza Platon’un, Aristotales’in  selamlarını ve başarı dileklerini  getirdim. 

20.11.2013, Bodrum

Yavuz Atıl

 

(*) Suphi Koyuncuoğlu Lisesi



Paylaş | | Yorum Yaz
1561 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı