Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Nuray Yoltaş
nurayyoltas@gmail.com
Beş Portakal
12/01/2014


Beş Portakal

Caddeler aydınlatışmış, ışıklı süslemelerle ayrı bir değer kazanmıştı. Sokaklar yeni bir yıla girecek olmanın heyecanı ile görkemli motiflerle bezenmişti.

Birçok evde olduğu gibi, o gün onların evinde de mutlu bir telaş başlamıştı. İçleri içlerine sığmıyordu. Kestaneler, cevizler, çeşitli meyveler, annelerinin yaptığı o en çok sevdikleri kurabiyeler mutfakta yemeleri için onları bekliyordu.

En küçükleri yedi en büyükleri on üç yaşlarındaki dört kardeş toplanmış, aileleriyle oynayacakları oyunları kurguluyor, geçirecekleri güzel geceye heyecanla hazırlanıyorlardı.

Cemal bey, dürüstlüğün önemini kavramış bir babaydı. Çocuklarına her fırsatta yaşanmışlıklardan örnekler vererek, doğruluğu aşılamaya gayret ederdi. Evlatlarını sevmesine seviyordu da, masum yanlışlarına sabırsız ve katıydı. Anneleri de bu durumu bildiği için, sık sık “Aman yavrum. Babanızı kızdırmayın, dikkatli olun!” telkinlerinde bulunurdu.

Akşamın ilerleyen saatlerinde Cemal bey mesaisini bitirmiş, evine gelmişti. Yorgundu. Münire hanım: 

- Hoş geldin efendi.

- Hoşbulduk Münire. Nasıl, akşam için hazırlıklar tamam mı? Herşey yolunda mı?

- Evet efendi merak etme herşey hazır. Çocuklar da heyecanla akşamı bekliyorlar.

- İyi… Bana da birşeyler hazırlayıver.

Cemal bey akşamları geç geldiği için genelde ayrı yerdi.

Nihayet yılın son güneşi de batmış, hava kararmıştı. Münire hanım, önce Cemal Bey’in sofrasını kurdu. Hazırladığı yemeklere ilaveten, birkaç tabağa da ikişer üçer meyve dilimleri koymuştu. Çocuklar da neşe içinde oradan oraya koşturuyor, annelerine yardım ediyorlardı. Hep beraber güle oynaya sofraya oturdular. Bir yandan birbirlerine bilmeceler soruyorlar, bir yandan da nevaleleri atıştırıyorlardı.

Saat 24’ü vurmak üzereydi. Bir ara Cemal bey odasına gözlüğünü almaya gitti. Geri geldiğinde   kendisine ait tabaklardaki meyvelerin bitmiş olduğunu gördü. Birden neşesi kaçmıştı. Sakin olmaya çalışarak, çocuklara: 

- Bu tabaktaki meyveleri kim yedi?

- ……… 

- Tekrar soruyorum, meyveleri kim yedi? 

- ……… 

- Bak kızmayacağım, yeter ki doğruyu söyleyin.

Münire hanım:

- Efendi… Dedi sıkıntılı bir iç çekişle.

Çocuklar adeta taş kesilmişti. Babalarının bilindik öfkesi gittikçe kabarıyordu. Cemal bey, “Önlerinde aynı meyvelerden bol bol varken, bir başkasının tabağına el uzatan, ileride nelere el uzatmaz ki…” derken adeta kükrüyordu. 

Çocukların ve Münire hanımın ürkek ve af dileyen bakışlarına aldırmadan, kendi kendine söylenerek, odasına bir girip bir çıkıyordu. Ani bir kararla iki küçük oğluna dönerek “Hemen manava gidiyorsunuz” dedi, ardından onlara 5 kilo portakal, 5 kilo limon, 5 kilo mandalina aldırdı ve bütün meyveleri önlerine dökerken: 

- Şimdi… Bunlar bitecek!

Çocuklar utanç, korku ve şaşkınlık içerisinde annelerine baktılar.

- Bunlar bitecek. Hadi durmayın, meyveler bitmeden uyku yok!

Çaresiz meyveleri yemeye başladılar. Ne var ki kısa bir süre sonra ilk öğürtülerin ardından kusmaya başlamışlardı. Başları dönüyor, gözlerinden yaşlar geliyor, burunları akıyordu. Yine de korku içinde yemeye devam ediyorlardı. Kızlardan küçük olanı beşinci portakalın ardından bayılma noktasına geldiğinde, babalarının “Ders alın… Yaptığınız yanlışın önemini kavrayın.” diye bağıran sesi kulaklarında çınlarken kendinden geçmişti.

Yeni yılın ilk sabahına uyandıklarında akıllarında kalan sadece, o üzücü sükûtu hayal gecesi değildi.

O boğazlarına çivi gibi çakılan meyvelerden sonra akıllarında kalan, kim olursa olsun, kimsenin hakkına el uzatılamayacağı gerçeği idi. 

Meyveleri kimin aldığını birbirlerine hiçbir zaman sorma ihtiyacında olmadılar. Çünkü o küçücük yaşlarında, kardeşliğin birçok şeyin üzerinde bir değer olduğunu kavramışlardı. 

Bu da onlara “keşke bu kadar sert olmasaydı” dedikleri babalarının öğretilerinden biriydi. 

10.01.2014,  Bornova

Nuray Yoltaş



1234 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MESERRET ABLA - 08/03/2019
MESERRET ABLA
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN - 25/12/2018
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN
ÇOCUĞUN FENDİ - 22/10/2018
ÇOCUĞUN FENDİ
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK - 29/06/2018
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK
GECENİN MATEMİ - 20/03/2018
GECENİN MATEMİ
DAMGA… - 02/01/2018
DAMGA…
Bir Arakan Hikayesi - 17/10/2017
Bir Arakan Hikayesi
MAVİ KELEBEKLER - 10/07/2017
MAVİ KELEBEKLER
ÇOCUK (H)AKLI - 22/04/2017
ÇOCUK (H)AKLI
 Devamı