Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Nuray Yoltaş
nurayyoltas@gmail.com
Ben Gümüş
11/02/2014

Ben Gümüş

 Ayça, bir duvar dibinde henüz yavruyken bulduğu kediciği alıp eve getirmiş, onu kendi çapında özenle büyütmüştü. O zamandan beri her fırsatta kedisini sarıp sarmalar, sevgi ile okşardı. 

O gün de hep yaptığı gibi, ilk işi evine girer girmez kedisine koşmak olmuştu.

- Gümüş, nasılsın kızım?

   Ne var ki gümüş her zamankinden farklıydı. Kuyruğunu yan yatırmış, büyümüş göz bebekleri ile Ayça’ya dik dik bakıyordu. Kulakları arkaya yatmıştı. Ayça kedisini hiç böyle görmemişti. Merakla yanına çömeldi. Gümüş ani bir hamle yaparak ondan uzaklaşınca Ayça iyice endişelenmişti.

- Kuzum hasta mısın?

- Hayır… Hasta değilim… Sadece sinirliyim, lütfen üstüme gelme!

Ayça ne kulaklarına ne de gözlerine inanabilmişti. Olduğu yerde öylece kalmıştı. Kedisi konuşuyordu. Ona şaşkınlıkla bakarken, Gümüş:

- Oh be… Nihayet… Nihayet beni duyabildin. Bırak da konuşayım.

- Ama…

- Bak Ayça: Öncelikle ben tıpkı senin gibi bir canlıyım, oyuncak değil. Lütfen önce bunun bilincine var.

Ayça adeta sayıklar gibi:

- Hı… Hı…

Gümüşün öfkesi geçmemişti. Ağzını yarım açtı, üst çenesini geri çekerken yüzünü buruşturarak tısladı. Ayça, Gümüş’ün nefesinin rüzgârı ile irkilmişti.

- Doğamda olan birçok şeyi kısıtlıyor, sonra da beni sevdiğini söylüyorsun.

- Tabi ki seviyorum…

- Tırmalama Gümüş, yapma Gümüş, kalk oradan Gümüş, atlama Gümüş, Gümüş, Gümüşşş…

Ayçanın gözlerinin tam içine bakarak:

- Madem bu evde birlikte yaşıyoruz, özgürlüğümü böyle kısıtlamayacaksın. Aksi takdirde ben de bütün yasakları ihlal ederim.

Ayça tedirginlikle:

- İyi de… Evde çıkılmamış hiçbir dolap, açılmamış hiçbir kapı bırakmıyorsun.

Gümüş bu suçlamayı hiç duymamışçasına devam etti: 

- Bak… Salona girebiliyor muyum? Mutfağa ise asla. İşte orada burada takılıyorum. Sokağa da çıkamıyorum. Off!

Üst dudağı kabarmış, bıyıklarının çıktığı delikler belirginleşmişti. Patisini havaya kaldırarak: 

- Fiziksel ve duygusal olarak yeterli rahatlığın, gevşekliğin verilmediği bir yerde yaşayamam. 

Hızlı hızlı ağzını ve burnunu yalamaya başlamıştı.

- Var olan sınırları da daha uygun hale getirmelisin.

- Elbette…

Konuştukça ve Ayça’nın onu dikkatle dinlediğini görünce biraz rahatlamıştı Gümüş. Ağzını alabildiğince açarak esnedi.

- Daha geniş ve derin olmayan bir mama kabı istiyorum. Bıyıklarımın kaba sürtünmesine gıcık oluyorum çünkü.

- Tabi ki… Ne demek…

Ayça, Gümüşü okşarken dalgındı. Gümüş biraz ileri gittiğini fark etmişti. Ne de olsa Ayça sevecen, hassas, akıllı bir kızdı. Sadece biraz yorgundu ve çok çalışıyordu. Ayçanın kendisini okşayan elini, hafifçe dudakları arasında bir süre tutarak ona sevgisini gösterirken:

- Biraz içimi döktüm. Rahatladım. Biliyorsun önce kendi mutluluğumu düşünürüm.

Ayça da rahatlamıştı. Gülümseyerek: 

- Ona ne şüphe… Dedi. 

Gümüş gözlerini kısıp kırpıştırarak Ayça’ya baktı. 

- Ama şunu da her zaman hatırla, seni en içten ve yürekten seven, gönül dostlarından biriyim. 

Miyavv!... Mayavv!...

Ayça bu sesle yatağından fırladı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken; annesinin:

- Ayça uyan! Gümüş yine bilgisayarın üzerine atlamış, ayağı taburedeki laboratuvar tüplerine takılmış, hepsi kırılmış!

Diye çığıran sesine hiç aldırmadı. Sakin ve düşünceli bir şekilde çalışma odasına gitti.

Gümüş durumu kavramış, vücudunu iyice alçaltıp yere boylu boyunca adeta çömelmiş, Ayça’nın olası tepkisine karşı pusuya yatmıştı. Bir yandan da kuyruğunu öne arkaya hareket ettiriyordu. 

Gördüğü rüyanın etkisiyle, Ayça’nın yüreği buruktu. Sanki kedisini ilk defa görüyordu. Ona şefkatle yaklaştı. Çocukluğundan beri hayvan sevgisi aşılanarak büyümüş ve bu duygunun tüm yaşamına olumlu katkısını gözlemlemişti. 

Annesinin şaşkın bakışlarına aldırmadan Gümüş’e:

- Seni bağımsızlık karakterinle, sosyal olmayışınla, misafirlerime karşı kuşkucu davranışlarınla seviyorum.

Bir yandan onu usulca kucaklarken, diğer bir yandan da “Önemli çalışmalarımı eve getirmemeliyim. Gümüşün yaşam alanını genişletmeliyim” diye düşündü.

 

Nuray Yoltaş

Bornova, 05.02.2014



Paylaş | | Yorum Yaz
1241 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN - 25/12/2018
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN
ÇOCUĞUN FENDİ - 22/10/2018
ÇOCUĞUN FENDİ
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK - 29/06/2018
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK
GECENİN MATEMİ - 20/03/2018
GECENİN MATEMİ
DAMGA… - 02/01/2018
DAMGA…
Bir Arakan Hikayesi - 17/10/2017
Bir Arakan Hikayesi
MAVİ KELEBEKLER - 10/07/2017
MAVİ KELEBEKLER
ÇOCUK (H)AKLI - 22/04/2017
ÇOCUK (H)AKLI
Kediler de ağlar - 12/02/2017
Kediler de ağlar
 Devamı