Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
Bir nal, bir mıh...
23/05/2014

Bir nal, bir mıh...

Eskilerin Büyük Cami olarak adlandırdığı Bornova’nın merkezinde yeralan Hüseyin İsa Bey Camisinin karşısında bir nalbant ustası vardı. Nalbant Hasan Doğan.

O yıllarda emniyet teşkilatında olan babamın tayini Bornova’ya çıktığında, nalbant Hasan’ın evini kiralamıştı babam. Ben de o evde doğmuştum. İki yaşındayken, o evden çıkıp başka bir eve taşınmışız. Yani, ben o evdeki yaşantımı hiç anımsamam.

Ancak,  öğrencilik yıllarım boyunca, okula gidip gelirken okulumla aynı güzergahta olduğu için, yıllarca doğduğum evin önünden   gelip geçerken anlatamayacağım bir hisse kapılır, o evin önünde adımlarımı yavaşlatır öyle geçerdim.

Nalbant Hasan Bornova’nın en eskilerindendi. Etrafında bir kaç nalbant ustası vardı ama, çevre köylerden gelen köylülerin çoğu Hasan amcaya atlarını bırakırlardı.

Hasan amca diyorum, çünkü, ilkokul yıllarımda yaz tatilinde bir ay kadar çıraklık yapmıştım yanında. Rahmetli babamı da yakınen tanıdığından küçük bir harçlık karşılığı beni çırak almıştı yanına. Amacımız nalbantlık mesleğini öğrenmekten ziyade, hayvanlara daha yakın olmaktı.

O, atları nallarken, kendisine çekiç, kerpeten, mıh dediğimiz nal çivisini verir, etrafı süpürür, kömür ocağını körüklerdim. Alnından akan terleri kolunun tersiyle silerken maharetli güçlü kollarına hayranlıkla bakardım.

O tarihlerde nalbantlık mesleği en itibarlı mesleklerden biriydi. Gelişen teknoloji, bu mesleği de unutulmaya yüz tutan ustalıklar listesine aldı maalesef.

« Nalı hayvanın toynağına iyi oturtacaksın evlat. Mıhı iyi çakmak gerekir, yanlış mıhlama, atı da, sahibini de öldürür billahBu işlerde ihmal olmaz.»

“Bir mıh yüzünden, nal düşer kaybolur. Nalsız at sefil olur. At yüzünden sürücüsü kaybolur. Sürücünün mesajı unutulur. Mesaj yüzünden savaş kaybedilir. Kaybedilen savaş yüzünden bir millet yokolur. Sebebi sadece ihmal edilmiş bir mıh yüzünden.” derdi rahmetli.

Ben o yaşlarda verilen bu anlamlı iletiyi algılayamaz, atları, eşekleri okşar zaman zaman da huylandırmak için kuyrukların çeker dalga geçerdim.

Ortaokul yıllarımda da öğretmenimizden: “Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, Bir komutan bir orduyu, Bir ordu bir ülkeyi kurtarır.” örneklemesini duyunca Hasan amcanın nasihatını anımsamıştım. Verilmek istenilen ileti ihmaldi.

Herhangi bir şeye, gereken ilgi ve özeni göstermeme, savsaklama, baştan savma, durumun ve şartların gerektirdiği dikkati vermeme, boşlama  gibi değişik anlamlar yükleyebileceğimiz ihmal, kanımca insanoğlunun en zayıf davranış biçimlerinden biridir.

İhmali, eşyaya, kişilere ya da cansızlara veya canlılara karşı yapılan savsaklama olarak ele aldığımızda, her iki durumda da  hüsranla sonuçlanan olayların meydana geldiğini görürürüz. Kişisel ihmaller olduğu gibi toplumsal ihmalller de insanlığın sonunu hazırlayabilir. Eğitim ise, ihmali en aza indirgemek için esaslı bir yoldur.

Eşyaya, cansızlara karşı yapılan ihmallerin canlıları da etkilediğini günlük yaşamımızda her zaman görüyoruz. Otomobilinin düzenli bakımını yapmayan bir kişinin sebep olduğu kazada yaşamını yitirenler cahilce savsaklamanın bir sonucudur.

Örneklerimiz o kadar çoktur ki, sadece ihmalin sebep verdiği olaylar dizisi kütüphaneleri doldurabilir.  Yaşadığımız dünyayı ihmal ediyoruz. Sonuçlarına birlikte katlanacağız. Çevremizi, denizleri, kirletip, ormanlarımızı yakıyoruz.

Kırmızı ışıkta durmuyor, kemerlerimizi bağlamıyor, alkollü araç sürüyoruz. Bu kuralları ihmal edip başkalarına da zarar veriyoruz. İhmal, bilinçsiz, eğitimsiz yaşantının eseridir. İhmal kuralsızlıktır.

Bu tip ihmaller insanoğlu varoldukça daha çok devam edecek maalesef.  Günün birinde, toplumsal ihmallerin olmadığı özlenen bir dünyaya tüm insanların kavuşmasını temenni ediyorum.

Kişisel ihmaller sonucunda ne canlar gidiyor. Burada meslek sahiplerini tek tek saymanın bir anlamı var mı? Nalbant Hasan amcanın dediği gibi herşey bir nal çivisine bağlı.

İhmalin en kötüsünün, acı vereninin sevdiklerimize yeteri kadar ilgi göstermeyişimiz olduğunu düşünüyorum.

Kimler bu sevdiklerimiz? Anne, babalarımız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, dostlarımız. Daha da ileriye gideyim tüm insanlık.

Esas ihmalkârlığı burada yapıyoruz; sevdiklerimizi savsaklamakla.

Bir çocuğun, sağlığı, eğitimi, duygusal gelişimi, gençliği konusunda yapılacak ihmallerin sonucunda  bir toplum nasıl  gelişebilir ki. İhmal sinsidir, istismar gibi kendini göstermez etkileri yıllar sonra da ortaya çıkabilir.

Sevdiklerimizi, bayramlarda ziyaret eder, gönüllerini alırız. Bu görev bitmiş midir? Zamanımız yok bahanesinin arkasına sığınırız. İhmal, bir türlü kabullenemediğimiz, başka olgulara yükleme yaptığımız bir davranış biçimidir.

Uzun sürebilecek bir eğtim seferberliği sonucunda toplumsal ihmallerin üstesinden gelmek ya da en aza indirgemek tabii ki mümkündür.

Ancak, sevdiklerimizi ihmal etmenin hiç bir açıklaması olamaz. Sevgi özveri değil bir gerekliliktir. Solmasın diye evimizdeki çiçekleri özenle sularız. Kurumuş yapraklarını ayıklarız, güneşten zarar görmesinler diye gölgeye koyarız onları.

Sevdiklerimiz de birer çiçektir. Onları ihmal ederek, sevgi yapraklarını, dostluk çiçeklerini kurutmayalım derim.

Soyut değerlerin gün be gün insanlığı terketmeye başladığı günümüzde, bu değerlere tekrar sahiplenmek için, ihmali bedenimizden kovalamanın önemli bir  çözüm olacağını düşünüyorum.

Tüm dostlarıma sağlam mıhlanmış, uğur getiren at nalı gibi, ihmalin barınamayacağı mutlu bir yaşam dilerken, Soma’daki kömür madeninde meydana gelen, ülkeyi yasa boğan, hazin kazada hayatını kaybetmiş olan insanlarımıza Allahtan Rahmet diliyorum.

Bu üzücü kazaya sebep olanların ihmalleri, tarihin sayfalarından asla silinmeyecektir.

Yavuz Atıl

Bodrum, 16.05.2014



2348 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI… - 31/01/2019
DÜRÜSTLÜĞÜN ZAFER ÇIĞLIĞI…
CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
 Devamı