Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Nuray Yoltaş
nurayyoltas@gmail.com
Dedikodu
05/07/2014

Dedikodu


O gün Zehra hanımın misafir kabul günüydü. Pürtelaş oradan oraya koşuyor, gelecek konuklarına ikramlık hazırlıyordu. 

Kendisi, arkadaşları ve komşuları ile birlikte olmaktan mutluluk duyar, sorunlarını onlarla paylaşarak rahatlardı. 

Hazırlamakta olduğu kekin yumurtalarını çırparken, evde şeker olmadığını farketti. Zaman azalmıştı. Misafirler gelmek üzereydi. Hemen, 6 yaşındaki minik kızına seslendi. 

- Ayşe, kızım… Git Fatma hanımdan bir bardak toz şeker iste.
- Fatma hanım teyzeden mi?
- Evet, evet çabuk!

Ayşe, annesinin kendisine verdiği bardakla koşarak, bir sokak ötedeki Fatma hanıma giderken; birden annesinin komşusu hakkında, zaman zaman “Çok dedikodu yapıyor, dedikoducu Fatma” dediğini hatırladı. Dedikodu kelimesini ilk defa bu vesile ile duymuştu. Anlamını bilmediği için bu kelimeyi, “Fatma teyzenin ikinci ismi olmalı herhalde” diye düşünerek arka sokaktaki eve geldi. Evin bahçe kapısını iterek açarken merdiven başından seslendi.

- Dedikoducu Fatma hanım teyze! Dedikoducu Fatma hanım teyze!

İçeriden cevap gelmeyince, telaşla bir kez daha seslendi. 

- Dedikoducu Fatma hanım teyze! Annem bir bardak şeker istiyor.

Fatma hanım, boylu poslu, beyaz tenli, kıvırcık kabarık saçlı bir hanımdı. Bir süre sonra kapıda göründüğünde, sanki Ayşe’ye daha da irileşmiş gibi göründü. Yeşil gözleri ise Ayşe’yi korkutacak kadar büyümüştü. Hiddet ve hayretle:

- Kim… Kimmiş dedikoducu?
- …
- Bunu sana kim söyledi? 

Ayşe, üzerine doğru gelen kadından çok korkmuştu. “Annem” diye kekeledi.

- Yürü annene gidiyoruz.

Bu arada çocuğun kolundan sertçe tutarak adeta sürüklüyor, kendi kendine söyleniyordu. “Dedikoducu Fatma ha!”

Eve geldiklerinde küçük kızı bir kenara itti. Öfke ve sükut-u hayal ile ter içindeydi.

- Zehra… Zehra hanım!

Zehra hanım mutfaktan çıktı. 

- Getirdin mi şekeri? Aaa! Fatma hanım, buyur.

Fatma hanım adeta zembereği boşalmış saat gibiydi. Ağzına geleni söylüyor, Zehra hanımın şaşkın, mahcup ve af dileyen bakışlarına aldırmadan asıl kendisinin dedikoducu olduğunu, bundan böyle artık komşu olamayacaklarını, bunca yıllık arkadaşlıklarını nasıl da bitirdiğini sayıp döküyordu. Bu arada konuklar gelmiş, şaşkın öylece kalakalmışlardı. 

Zehra hanım bütün gün misafirlerinin anlamlı ve sorgulayan bakışlarının altında ezik ve bütün bir ömür sevdiği komşusuna böylesi bir hata ile veda etmiş olmasıyla acılıydı. 

Ve Zehra hanım çocukların, sır olgusunun önemini kavrayamadıkları için en açığa çıkmaması gereken sırları deşifre edebileceklerini ve bu nedenle başkalarının duyup bilmemesi gereken sözleri onların yanında söylenmemesinin önemini anladığında çok geç olmuştu.

30.06.2014, Bornova
Nuray Yoltaş


Paylaş | | Yorum Yaz
1227 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN - 25/12/2018
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN
ÇOCUĞUN FENDİ - 22/10/2018
ÇOCUĞUN FENDİ
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK - 29/06/2018
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK
GECENİN MATEMİ - 20/03/2018
GECENİN MATEMİ
DAMGA… - 02/01/2018
DAMGA…
Bir Arakan Hikayesi - 17/10/2017
Bir Arakan Hikayesi
MAVİ KELEBEKLER - 10/07/2017
MAVİ KELEBEKLER
ÇOCUK (H)AKLI - 22/04/2017
ÇOCUK (H)AKLI
Kediler de ağlar - 12/02/2017
Kediler de ağlar
 Devamı