Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
GÜZELLİĞİ PARMAK UCUYLA GÖRME..
06/10/2014

GÜZELLİĞİ PARMAK UCUYLA GÖRME..


Okuduğumuz bir kitap, izlediğimiz bir film, tiyatro ya da anlatılan bir öykü hepimizin belleğinde yaşantımız boyunca iz bırakabilmektedir.

Bende de, yaşam öyküsünü okuyup, ardından da Oskar ödüllü filmini seyrettiğim Helen Keller’in ibret dolu yaşamı hafızamdan silinmeyecek bir iz bırakmıştır.

Gözlerinizi kapatın, kulaklarınızı tıkayın ve hiç konuşmayın. Böyle bir yaşama ne kadar dayanabilisiniz. Helen Keller’in aşağıdaki kısa yaşam öyküsünü okuyunca, O’nun güzellikleri görme yetisinin azametini anlayacaksınızdır mutlaka.

Normal ve sağlıklı bir bebek olarak 1880 yılında Alabama'nın, Tuscumbia kentinde doğan Helen Keller, 19 aylıkken geçirdiği ateşli bir hasta¬lık sonucunda konuşma, duyma ve görme yetilerini yitirerek dış dünya ile ilişkisi kesilmiş bir durumda yaşamak zorunda kalmıştı. Kendi haline terkedilen Keller’in yedi yaşına gelinceye kadar zihinsel yeteneklerinin gücünü hiç kimse bilmiyordu.

Helen’in saldırgan, hırçın, sözdinlemez bir karakteri vardı. Dış dünya ile kapıları tamamen kapalı olan Keller’in dokunma ve tatma duyusundan başka duyusu yoktu. Çaresiz kalan anne babası, Perkins Körler Okulunda eğitim görmüş olan Anne Sullivan’ı kızlarını eğitmek üzere evlerine davet etmişti. Parmak işaretleriyle ve dokunma duyularını kullanarak okuma ve yazma konusunda uzman olan Sullivan’ın sabrı ileride Keller’i dünyanın en tanınmış yazarlarından biri yapacaktı.

İnanılmaz derecede azimli, çalışkan ve zeki olan Keller, içinde bulunduğu karanlık ve sessiz dünyasından öğretmeni sayesinde kurtulmaya çabalıyordu. 

1890’da öğretmeni Sullivan ile Boston’a giderek burada Braille alfabesini öğrendi. Öğretmeninin gırtlağına parmaklarını koyarak ses titreşimlerini algılayıp konuşmayı başardı.

Olağanüstü bir zekası olduğundan kendisine verilen her şeyi en kısa zamanda öğreniyor, gittiği okulları üstün başarıyla bitiyordu. Tabii ki bütün bu dersleri öğretmeni Sullivan parmaklarıyla Keller’in avucuna adeta yazıyordu. Zira tek iletişim noktaları dokunma duyusuydu.

Azimli çalışmasıyla, çoğumuzun yapamadığı, başaramadığı şeyleri, göremediği, duyamadığı, konuşamadığı halde başardı. Latince, Almanca, Fransızca, İngilizce ve Rusça konuşabilen, satranç oynayan, bisiklete binen, yüzebilen bir insandı. Keller, bütün bunları sadece, dış dünya ile irtibatını sağlayan, biricik organı olan parmaklarıyla başarıyordu. 

Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bu dünyada, O, gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi.

1953 yılında hayatı hakkında yapılan filmi Oskar Ödülü kazanan Keller, yaşantısının büyük bir bölümünü görme engellilerin sorunlarına çözüm aramakla geçirdi. « Hayatımın Hikayesi » adlı kitabı elli dilde yayınlandı.

The Story of My Life; 1902 (Hayatımın Hikayesi), 1959'da William Gibson'un bu kita¬ba dayanarak yazdığı oyun 1960 yılında Plutzer Ödülü’nü kazandı.

Helen Keller’in diğer kitapları ise şöyledir:

The World I Live in (1908; "Ya¬şadığım Dünya") 
Out of the Dark (1913; "Karanlıktan Kurtuluş")
Helen Keller's Jour¬nal (1938; "Helen Keller'in Günlüğü")
Let Us Have Faith (1940; "İnançlı Olalım") 

Keller’in beni etkileyen en güzel yaklaşımını yaşantım boyunca unutamadım. 

Helen, hiçbir engeli olmamasına rağmen, görmeden, duymadan, yaşayanlara şu mesajı veriyordu: “Yalnızca üç gün daha görebileceğinizi düşünün. Nasıl tüm ayrıntıları gördüğünüzü anlayacaksınız. Üç gün daha işitebileceğinizi düşünün. Her bir sesin, her bir notanın nasıl özlemle ruhunuza dolduğunu göreceksiniz. Yaşanacak üç gününüz kaldığını düşünün. Yaşamın tüm saniyelerini nasıl özlemle yaşadığınızı göreceksiniz."

1946-55 yılları arasında beş kıtada otuzbeş ülkeyi dolaşan Keller, milyonlarca görme engelliye yaşama sevincini vererek onları gerçek aydınlığa çıkarıp, güzellikleri görmelerini sağladı. 

Göremeyen, duyamayan, kendi çabasıyla konuşmayı öğrenen Keller’in ibret veren yaşantısı, başarıları yaşantım boyunca bende unutulmaz izler bıraktı.

Helen Keller 1968 yılında Arcan Ridge’te öldü. O’nu tanıdığımda bu dünyadan çoktan ayrılmıştı. Ancak, Senatör Lister Hill’in “O, ölmedi, yaşamaya devam edecek. Helen Keller , hiç ölmemek üzere doğmuş, az rastlanan ölümsüz isimlerden birisidir. Tüm dünyaya, cesaret ve inancın sınırları olmadığını gösteren bu kadının kitapları okunduğu, öyküleri anlatıldığı sürece o yaşayacak. “ Sözleri beni kendisine bağladı.

Beş duyumuz sapasağlam olduğu halde, etrafımızdaki esas güzellikleri göremeyip, fiziki güzelliklere değer verdiğimiz günümüz dünyasında ne kadar yanıldığımızı anlayıp, aklımızı başımıza topladığımızda çok geç olacağını bilmemiz gerekiyor.

Fiziki insan güzelliklerine değer vermek yerine, insanların iç dünyalarındaki güzelliklerini keşfedip, asla yaşlanmayacak, bozulmayacak olan bu dünyalarda keyifle seyahat etmek varken, neden daha kolay olan yolu seçip, güzellere rağbet edip, çirkinlere yanaşmıyoruz. 

İç dünyaları güzelliklerle dolu olan doğamızı, kirletip, yakıp, yıkıp dünyayı yaşanmaz hale getirmek için elimizden gelen her türlü çabayı sorumsuzca gösteriyoruz.

Gözlerimiz, kulaklarımız, konuşma yeteneğimiz ne kadar mükemmel olursa olsun, onları sevgi, saygı, dostluk, barış gibi daha derin amaçlarda kullanmayı bilmediğimiz sürece, bu duyulardan yoksun olarak yaşantısını en örnek şekilde yaşamış olan Keller’in kemikleri sızlayacaktır.

Bakmak ile görmek, duymak ile anlamak, konuşmak ile ifade etmenin aralarındaki farkı anlayabildiğimiz aşamaya geldiğimizde, duyularımızı tam anlamıyla kullanmaya başlıyoruz demektir.

Hellen Keller ve O’nun sabırlı, iyilik meleği öğretmeni Anne Sulivan’a bu satırlarımla saygı ve hayranlığımı sunuyorum.

03.10.2014, Bodrum
Yavuz Atıl


Paylaş | | Yorum Yaz
1130 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
Benim Sadık Dostlarım…. - 25/04/2017
Benim Sadık Dostlarım….
 Devamı