Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Yavuz Atıl
atilyav@gmail.com
İhanetin Bedeli..
17/06/2015


İhanetin Bedeli..

Normal koşullarda, her bebek, biyoloji derslerinde öğrendiğimiz gibi, baş, gövde, kollar ve bacakları ile dünyaya gelir.
Bazıları beş kg, 70 cm. bazıları ise 3 kg 50 cm. olurlar. Kimisi beyaz tenli kimisi siyah tenli olur. Sonuçta, bir insanda olması gereken tüm organları ile hayata adım atarlar, gelişirler, yaşlanırlar ve ölürler.
İnsanlığın dünyaya gelişinden beri bu hep böyle süregelmektedir.
Dünyaya gelen bebeklerinin fiziki yapısının normal olduğunu öğrenen ebeveynler sevinçlerini gizleyemezler. Onları en sağlıklı biçimde büyütmek için ellerinden geleni yaparlar.
Ne var ki, bu bebekler dünyaya gelirken beraberlerinde görünmeyen bir şeyler getirirler. Hani dilimizden düşmeyen “Can çıkar huy çıkmaz.” dediğimiz huylarını.
Bebek, çocuk, delikanlı, genç, olgun, orta yaşlı, yaşlı, çok yaşlı aşamalarından geçerken, huyu hep aynı kalacaktır. 
Psikologların ortak görüşüne göre, doğuştan gelen huylar ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın değiştirilemez. Üstleri örtülüp, baskı altına alınsa dahi, o değişmeyen huy bir fırsatını bulup yine yapacağını yapar.
Bir de, yaşanılan ortam, edinilen bilgi, eğitim düzeyi, aile içi ilişkiler sonucu kişinin karakterini oluşturan davranışlar vardır. Bu davranışların kibarlık, nezaket, yardımseverlik gibi olumlu olanlarının yanı sıra, kıskançlık, vefasızlık, hasetlik gibi olumsuz olanları da vardır. Bu olumsuzlukların bir araya gelmesiyle de davranış biçimlerinin en tehlikelisi olan ihanet ortaya çıkar.
Peki, insanlar neden hainliğe başvururlar. Hainlik bir intikam alma aracı mıdır, yoksa karakterin bir anlık gafleti mi? Hainler kendilerince haklı olabilirler mi? Kıskançlık mı yoksa fesatlık mıdır?
Hainlik, tüm olumsuz duyguları içinde barındıran en acımasız canilerin bulunduğu bir hapishanedir.
İhanet bir kişiye, zümreye, topluma, devlete, dünyaya, doğaya yapılan bir aldatmadır. Hainlik öylesine geniş bir alanı kaplar ki, dolaylı veya dolaysız ihanete uğramamış bir tek “canlı” bulamazsınız.
İkili ilişkilerde, kardeşin kardeşe, eşlerin birbirlerine, arkadaşın arkadaşına, evladın ebeveynlerine ihanetleri her gün yaşanmaktadır. Bu tip ihanetlerde ilişkiler kesilir, bazı durumlarda anlaşmalar yapılır, hainlik yapan pişmanlığını ortaya koyar, ihanete uğrayan affeder, bazı zamanlarda cinayete varan sonuçlar gözlenir, çevre rahatsız olur, acılar yaşanır, mağduriyetler doğar, sonuçta ikili ilişkilerdeki ihanetlerin bazıları unutulur gider, bazıları kine dönüşüp fırsat kollama pususuna yatar.
Yaşantısı boyunca bir kere hainlik yapan, ömrü boyunca bu yaftayla dolaşmaya mahkum edilir. Oysa, ikili ilişkilerde yaşanılan hainlikler anlıktır. Bir daha tekrarlanması söz konusu olmayabilir. Bu nedenle genellikle affedilmeyle sonuçlanır.
Bir zümreye, topluluğa, işyerine yapılan ihanetler vardır. Çalışılan bir işyerinde, oraya ait malzemelerin hoyratça kullanılması, mensubu olunan topluluğun çıkarlarına zarar verilmesi hainliğin en alt basamağı olarak görülse de, ihanetin eğitimle doğrudan bir ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır.
Hainliğin arkasında her zaman kötü niyet aramak yanlıştır. Bu tip davranışların hizmet içi eğitimlerle son bulduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur. Esas hainlik, bunu fark edip de önlem almamaktır. Yani hainlik piramidin başındadır.
Topluma, yaşanılan kente, devlete yapılan ihanetler tarih sayfalarını doldurmuştur. 
Alman Şair Bertold Brecht’in “Bilmeden yapılan hata yanlışlıktır, bilerek yapılan hata ise ihanettir.” özlü sözü, insanlığın yeryüzünde varlığını sürdürdüğü sürece geçerliliğini koruyacaktır.
Bir çıkar elde etmek amacıyla girişilen eylemlerin büyük çoğunluğu beraberinde ihaneti getirir. 
İlahi adaletin bir tecellisi olacak ki, hainler her zaman kendi ihanetleri altında ezilmişlerdir.
Tarihin en büyük haini olarak bilinen Brutus’un Sezar'a yaptığı suikast sonrasında intihar etmesi ihanetinin bedelini ödemesiydi. 
İsa’nın 12 havarisinden biri olan Judas Iscariot’un bir avuç gümüş karşılığında İsa’nın çarmıha gerilmesine sebep olması ve ardından pişmanlık duyarak intihar etmesi, Shakespeare’in dediği gibi, “İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir. ” gerçeğini ortaya koymaktaydı.

1402 Temmuz ayında, Yıldırım Beyazıt ile Timur arasında yapılan tarihin en kanlı savaşlarından biri olan Ankara Savaşı’nda Kara Tatarlar, Menteşeoğulları, Germiyanoğulları, Saruhanoğulları birlikleri Osmanlı ordusunda Timur’a karşı savaşırken, Timur’un saflarına geçmeleri tarihteki unutulmaz hainlikler arasında yerini korumaktadır. Ancak, « İhanet, iyi başlar; ama sonunda kendine ihanet eder. » gerçeğini ortaya koyan bu toplu ihanetin bedelini tarih sahnesinden silinmekle ödediler.

Kişisel hainlikleri bir tarafa bırakalım. Toplumlara yapılan ihanetleri tarih zaten kara sayfalarına kazıdı. Esas doğaya yapılan hainliklerin hesabını kim verecek.

Güzelim ormanları, denizleri, dereleri, mis gibi kokan kırları, birbirinden güzel hayvanları, ruhumuzu okşayan rengarenk çiçekleri kısacası doğanın tüm harikalarını haince yokeden insanlığın bu ihanetinin bedelini kim ödeyecek.

Doğa elbette bu ihanetin hesabını soracaktır. Sormaya başlamıştır bile. İhaneti yapanların kara toprak altında kemikleri çürürken, hainliklerinin cezasını gelecek nesillerin çekecek olması ne acıdır.

Hainlik ne bir huy ne de bir karakterdir. Yaşanılan, aileye, dostluklara, arkadaşlıklara, evliliklere, topluma, doğaya vurulan bir darbedir. Tüm kötü huy ve karakterleri içinde barındıran bir toptur. Bu top hedefine atıldığında büyük yaralar açtığı gibi, aynı hızla geri dönüp atanı da yerin dibine batırır dünyasını yaşanmaz hale getirir.

05.06.2015, Bodrum
Yavuz Atıl



Paylaş | | Yorum Yaz
843 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

CESARET… - 18/11/2018
CESARET…
HER DÖNEMİN SANATI - 20/09/2018
HER DÖNEMİN SANATI
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK - 07/05/2018
BOYNU OKŞANAN KURBANLIK
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI? - 22/02/2018
SIRDAŞ MI, DÜŞMAN MI?
Güzeli kullanmak… - 09/01/2018
Güzeli kullanmak…
Ateeeeş… - 21/11/2017
Ateeeeş…
Biz kimseye kin tutmayız.. - 12/09/2017
Biz kimseye kin tutmayız..
AT GÖZLÜĞÜ… - 16/07/2017
AT GÖZLÜĞÜ…
Benim Sadık Dostlarım…. - 25/04/2017
Benim Sadık Dostlarım….
 Devamı