Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Melike Birgölge
melikebirgolge@hotmail.com
EYLÜL VAR YA O EYLÜL!
19/09/2016

 

EYLÜL VAR YA O EYLÜL!

  

Yağmurlu bir günde, kıyıda oturup, saatlerce izlediğiniz denizden havalanan martılarla beraber kalbinizin de hüzüne konmak üzere havalandığını hissediyorsanız... 

Hüznün o semtlerde yaşandığını düşündüğüm İstanbul’un Ortaköy, Kanlıca, Çengelköy’de amaçsız yürümek, başka bir yerlere gitme isteği baş göstermişse...  Kırılgan, hüzünlü, kuytularda bulursanız beni anlayın ki Eylül gelmiş!

Böyle bir aydır Eylül işte… 

 

 

Yukarıdaki saydıklarımı yaşatan, derinlerde saklı duran daha nice duyguyla kalbi kuşatan… İçinizde açan mis kokulu çiçekleri solduran, onların yüzünü hüzne değdiren…

 

Cıvıl cıvıl, canlı renklerle yapılmış yaz resminden, sonbahar resmine geçip baktığınızda gördüğünüz sarı ve kahverenginin ağırlıkta olduğu, dokunsanız, dökülüp kırılacak hissi veren, renk ve duygular değil midir? 

Bu yüzden mi bu kadar koyar, bu kadar burkar insanı? Bu yüzden mi akşam çökerken şehre bir tül de gözlere çekmesi? İnsanın içindeki derin boşluğu doldurma çabasındayken gözyaşlarının yağan yağmura karışması, hüzün dalgalarında boğulması bu sebeple midir? Bunların tek sorumlusu Eylül müdür? 

Eylül’de, hele bir de vakit gitme vaktiyse; kristal yağmur damlacıklarının cama vuruşu ne kadar burkar kalbi, nasıl bir acı saplar içinizdeki en kuytu yere, gözünüzden süzülen yaşlarla birlikte. 

 

İnce bir sis gibi hafiften bulandırır ortalığı hüzün, anlatılmaz kederler eşliğinde. İçinizde sorgular başlar, her zamankinden farklıdır bu sorgular. O anlarda yakılan sigaranın, radyodaki yanık sevdalı şarkının size ortak oluşu bile her zamankinden başkadır.

Yağmurun yağışı, veda edenin bakışı, gözdeki yaşın akışı, seven kalbin atışı, güneşin batışı bir başkadır Eylül’de. Her şey bir başkadır. Hüzün ve burukluk; gözlerinize, kalbinize hatta tüm bedeninize yapışır.
Bir başka kanar yaralar, bir başka acır kalp bu ayda. Ne kadar iyileşirse iyileşsin, ne kadar kapanırsa kapansın o yaralar, mutlaka izi kalacaktır, kalbinizde, içinizde bir yerlerde… 
 
Bitmesini asla istemediğiniz ama bitmek zorunda olan, biten bir şeyin yeni başlangıca kapıyı açtığı zamandır Eylül. İşte o yüzden zor, buruk ve çetin geçer, o kapıyı açıp, sevdiğinizi ve hüznü arkanızda bırakmak.
Keskin bir bıçak saplanır kalbinize… Onu sevişiniz yarım kalır, hayali gözlerinizde kalır, kokusu burnunuzda… Onun olduğu aşkın tadı damağınızda, kalbinizde kalır. 

 

 

Onun olmadığı anlarda ne ağzınızda tat kalır, ne sizde huzur…
 
Her şey ama her şey yarım… Kendinizi eksik, bir parçanız alınmış gibi hissedersiniz. Canınızdan can gitmiş gibi… Elinizi, kolunuzu nereye koyacağınızı, nereye bakacağınızı şaşırırsınız. Hatta bir süre ne yapacağınızı…
Başınızı yastığa koyamazsınız. Kimbilir kaç gece uykulara geçemezsiniz, anılara nokta koyup da. 
Yağan yağmura eşlik edersiniz, boğazınızda bir düğüm… Size eşlik edecek olan diğer hüzün ortağınız ise boynu bükük güller, dökülen sarı yapraklar olur. Sizi o boynu bükük güller ve dökülen sarı yapraklar anlar. Bir de sevdiğinizi anlatan şarkılar… Aşk, sevda kokan…
Bakmaya, sevmeye doyamadığınız; öpmeye, koklamaya kıyamadığınız; yerine kimseyi, hiçbir şeyi koyamadığınız… Her ne kadar bırakmak istemeseniz de onu; acı vereceğini bildiğiniz halde, onu sonsuza kadar, gittiğiniz her yerde, kalbinizde taşıma kararlılığını, kalbinizin en kuytu yerinde saklama cesaretini gösterseniz de…
Haykırmak isteseniz de… 

 

Susma zamanı. 

Hiç istemeseniz de… 

 

Gitme zamanı.

 

 

Ah Eylül aaaahhh!
 

 

MELİKE BİRGÖLGE

 



Paylaş | | Yorum Yaz
611 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÜMİT VEREN ŞARKILAR! - 13/04/2017
ÜMİT VEREN ŞARKILAR!
Aklını Kullan Aksini Düşün! - 28/02/2017
Aklını Kullan Aksini Düşün!
ONUNLA KARŞILAŞMANIN CAZİBESİ - 12/01/2017
ONUNLA KARŞILAŞMANIN CAZİBESİ
BOL KESEDEN DAĞITMAKLA OLSAYDI... - 15/08/2016
BOL KESEDEN DAĞITMAKLA OLSAYDI...