Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Nuray Yoltaş
nurayyoltas@gmail.com
Kediler de ağlar
12/02/2017
KEDİLER DE AĞLAR
 
Bütün iriliğine rağmen uslu, sevecen ve hassas olan Lumi; bembeyaz, Van kedisi yavrusunu aniden karşısında görünce, öteden beri süren iç sıkıntısının nedenini anlamıştı. Kimdi bu yabancı? Bu ortamın sahibi kendisi değil miydi? Taşıma sepetindeki acayip mutlu uyuyan yavru kediye gözlerini dikmiş, aklında onlarca soruyla öylece bakakalmıştı.
 
Yavru kedi öylesine küçük, çaresiz ve korunmaya muhtaçtı ki, gayri ihtiyari Lumi’nin gözlerindeki şaşkınlığı bir tehdit olarak algılayıp, tedbiren elimde tutuğum kolonyayı Lumi’ye sıkıvermiştim.
 
Zavallı Lumi bir müddet bizim Karliçe ile (küçüğün adı Karliçe’ydi) oynaşmalarımıza, sürekli kucağımızda oturmasına, aramızdaki sıcak ilişkiye ve sevimliliği ile bütün evi fethetmesine, arada bir de kendisine bakarak küçük kediyi koruma adına:
 
- Hmm! Sakın ha!
 
Tarzında tehditvari yaklaşımlarımıza uzaktan bakıyor, içten içe titreyerek, hüzünlü ve ıslak gözlerle seyrediyordu.
 
Bu aileye arkadaşlık gösteren o değil miydi? Sürekli konuşan bu geveze de kimdi? “Alanımı onunla paylaşmak istemiyorum” diye düşündü. Doğal besinler yerine kuru mama yemek, hazır kuma işemek, güneş ışığı yerine yapay ısıtıcılarla ısınmak zorunda olmak gibi durumlara adapte olmak zaten oldukça zordu. Şimdi de evin efendiliğini paylaşmak söz konusuydu, anlaşılan kendisi için zor bir süreç başlamıştı. “Bunun üstesinden gelebilecek miyim?” diye düşündü. Zira güvenlik alanı başka bir kedi tarafından işgal edilmişti.
 
Başlarda hiç önemsemediğimiz bu durumun bir süre sonra Lumi’de travma yarattığını gözlemlemeye başladık. Sergilediği rutin dışı davranışlar, kendinde bir sorun olduğunu anlamamızı sağladı. İki kedi arasındaki ilgi dengesini kuramamıştık. Lumi, küçük kediye karşı doğal bir kovma tepkisi içindeydi. Mırıltıları azalmış, sessizleşmiş, uyum yeteneği gittikçe azalarak tepkisizleşmişti. Kendini temizlemeyi bırakmanın yanında, normalde olduğundan farklı bir şekilde tavırlar sergiliyordu. Bir süre sonra amaçsız ve nedensiz miyavlamalar yanında, duygusal işeme semptomları göstermeye başladı. Tam tabiriyle yemeden içmeden kesilmişti. Baş edemediği bu durumun kendisi de farkındaydı. Derin bir iç çekişle, yalanmamaktan kaynaklanan keçeleşmiş tüylerine bakarak “Bir şekilde önceliği kendi üzerime çekmeliyim. Agresif davranmayıp, bu küçük tehditle anlaşmanın yoluna bakmalıyım. Huzursuz da olsam ateşkes koşullarında yaşamalıyım” diye düşündü.
 
Ama Lumi’nin bu çabaları da işe yaramadı. Veterineri tarafından kendisine, vücudunda başgösteren lezyonlar nedeniyle, depresyon kaynaklı psikolojik dermatit teşhisi kondu.
 
Endişelerim artmıştı. Eski ve yeni kedi arasındaki kıskançlık uçurumunu bertaraf etmeliydim. Lumi’nin korkularını yenmesine yardımcı olmak adına, azami ilgi, şefkat gösterip, kendisiyle günlerce konuştum. Kendi cinsinden bir arkadaşla daha mutlu olacağını değişik ifadelerle anlatarak ona güvence vermeye çalıştım. O da inilti benzeri sesler çıkarıyor, evin kendince en güvenilir ve sakin köşesine çekilip, oradan oraya şevkle koşuşturan Karliçe’yi tedirgin seyrediyordu. Dikkat dağıtıcı unsur olarak ona yeni oyuncaklar alıp, en sevdiği yiyeceklerle ödüllendirdim. Kabullenme süreci, balık maması yerken başlamıştı. Minik şiddet olayları ve baskınlık kurma çabaları içinde, aynı kaptan yemeye başladılar. Birbirlerine değil önlerindeki mamaya odaklanmışlardı. Küçük itişip kakışmalar, zaman içinde yerini meraka ve kademeli bir kabullenmeye dönüştürmüştü. Orta yolu bulmuşlardı.
 
Fakat küçük kediyi koruma adına Lumi’ye sıktığım o kolonyanın, kendisinin ruhunda yarattığı deprem hiç dinmedi. O günden sonra yanıma gelmedi. Aramıza hiç yıkılmayacak koskoca bir duvar örmüştü; ve sorunsuz bir karşılaşma ve beraberliğin en iyi şekilde başlaması için, hayvanların kendi başlarına bırakılmaları yerine, durumun kontrol edilmesi gerektiğini öğretmişti bana Lumi.
 
Nuray YOLTAŞ
Bornova, 12.02.2017


Paylaş | | Yorum Yaz
517 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN - 25/12/2018
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN
ÇOCUĞUN FENDİ - 22/10/2018
ÇOCUĞUN FENDİ
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK - 29/06/2018
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK
GECENİN MATEMİ - 20/03/2018
GECENİN MATEMİ
DAMGA… - 02/01/2018
DAMGA…
Bir Arakan Hikayesi - 17/10/2017
Bir Arakan Hikayesi
MAVİ KELEBEKLER - 10/07/2017
MAVİ KELEBEKLER
ÇOCUK (H)AKLI - 22/04/2017
ÇOCUK (H)AKLI
İTİCİ GÜÇ - 28/11/2016
İTİCİ GÜÇ
 Devamı