Site Haritası
Ulusal haberler

Üyelik Girişi
Nuray Yoltaş
nurayyoltas@gmail.com
ÇOCUK (H)AKLI
22/04/2017
ÇOCUK (H)AKLI
 
        Anne ve babası, kaybolan kızlarının ardından çocuklarına özlemle doyasıya sarılıyor, öpüp koklayıp onu övgülerle taçlandırıyor, kucaklıyorlardı.
 
        Şükran Hanımın kızı kaybolmuş, neyse ki kısa bir süre sonra bulunmuştu. Ayten Hanım da altı yaşındaki kızı Bergü’yü kolundan tuttuğu gibi soluğu Şükran hanımlarda almıştı. Bütün mahalleli oradaydı. Hepsi ah vah ediyor, küçük kızı kucaklayıp sevgiyle okşuyorlardı. Kız bir anda ailesinin ve mahallelinin gözbebeği oluvermişti.
 
        Bergü, uzun kirpiklerle süslenmiş iri siyah gözleri ile olan biteni bir köşede özenti, merak ve heyecanla izliyordu. Bu sahne karşısında dalgalı uzun saçlarını öfkeyle arkaya itti. Birçok konuda gösterdiği çabanın karşılığını vermeyen, sert ve kuralcı eleştirileri ile kendini çelişkiler içinde bırakan, en çok ihtiyacı olan sevgi ve güven duygusunu tattırmayan ailesini düşündü.
 
        Eve döndüklerinde iyice neşesi kaçmıştı. Doğruca odasına gitti. Yatağına bağdaş kurarak, başını elleri arasına alıp öylece düşüncelere daldı. Ailesi çocuklarına sevgisini belli etmiyorlardı gerçekten. Birden sevilmediği hissine kapıldı. Ne saçlarını okşuyorlar ne de kendisini övgülerle taçlandırıyorlardı. Bir sıradanlık içinde büyüyordu işte. “Beni sevdiklerini açıkça bilmem gerekir. Beni kucaklayıp öpmelerini, seni seviyorum diyerek bana değerli olduğumu hissettirmelerini sağlamalıyım.” diye düşündü.
 
        Bergü, arkadaşlarından daima bir adım önde giden, mahalle çocuklarının oyun kurucusuydu. Onlara büyüklerinden öğrendiği fıkraları anlatmaya çalışır, güzel sesiyle şarkılar söylerdi. Kendisi için inanılmaz önem taşıyan bu durumu görmezlikten gelemezdi.
 
        Aklına düşen kendince parlak bir fikir buldu; “Tamam.” dedi, “Buldum! Ben de kaybolmalıyım!” Bergü, sorununa çözüm bulmanın sevinciyle yatağından fırladı. Kararlıydı. Ailesine görünmeden evden çıktı. “Çok uzaklara gitmeliyim.” dedi. “Öyle kaybolacağım ki beni bulduklarında sevilip sevilmediğimi anlamış olacağım.” Ardında bıraktığı çarpık çurpuk harflerle yazılı notta “Beni sevdiğinizde döneceğim.” diyordu.
 
        Bir şeyleri çözmenin mutluluğu ve hevesindeydi. Mahalleden çıkıp bilmediği yollara saptığında, heyecanı bir kat daha arttı. Koşuyor, koşuyordu. “İşte kayboluyorum” diyerek bir sokaktan başka bir sokağa saparken, kendini çıplak kayalıklar, kuru çalılıklar arasında buluverdi. Artık evler çok uzakta kalmıştı. Hiç hesap edemediği havanın kararması, havlayan köpekler heyecanını müthiş bir korkuya bırakmıştı. Güvenilecek tek liman olan ailesinden uzakta, her şeyin farklı göründüğü karanlıkta yapayalnız kalmıştı. Kaybolmuştu. O ürkütücü sessizlikte pişmanlık, şaşkınlık içinde öylece kalakaldı. Boğazında düğümlenen hıçkırık ve gözyaşları içinde anne ve babasını sayıklayarak uyuyakaldı.
 
Milyonlarca yıldızın altında, esrarengiz sessizliğin hüküm sürdüğü gecenin soğuğunda, Bergüüü!  Bergüüü kızım! Seslerini hayal meyal duyuyor, yorgunluktan gözlerini açamıyordu.
 
        Uzun aramalar sonucunda mahalleli  Bergü’yü  bulduğunda, buz gibi kayanın ve korkunun kucağındaydı. Hava ağarıyordu. Çocuğu bütün gece aramışlardı.
 
        Annesinin kendisine doğru koştuğunu gördü Bergü. Birbirlerine sıkı sıkıya sarıldılar. Ayten Hanım, çocukları şımarmasın, otoriteleri sarsılmasın diye kızlarını uzaktan sevmenin pişmanlığı; Bergü ise ailesinin pahabiçilmez değerinin farkında, yaptığı yanlışın mahcubiyeti içindeydi.
 


359 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MESERRET ABLA - 08/03/2019
MESERRET ABLA
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN - 25/12/2018
HÜZÜNLÜ ŞARKILARIN BESTECİSİ YALNIZ BİR KADIN
ÇOCUĞUN FENDİ - 22/10/2018
ÇOCUĞUN FENDİ
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK - 29/06/2018
BİR RENKTİR TAKIM TUTMAK
GECENİN MATEMİ - 20/03/2018
GECENİN MATEMİ
DAMGA… - 02/01/2018
DAMGA…
Bir Arakan Hikayesi - 17/10/2017
Bir Arakan Hikayesi
MAVİ KELEBEKLER - 10/07/2017
MAVİ KELEBEKLER
Kediler de ağlar - 12/02/2017
Kediler de ağlar
 Devamı